Brazes türkçesi Brazes nedir

Brazes ingilizcede ne demek, Brazes nerede nasıl kullanılır?

Braze welding : Sert lehim kaynağı. Pirinç kaynağı. Sert lehim kaynaklaması.

Braze : Pano bileziği. Sert lehimlemek. Panoların yere bağlantısını sağlayan demir bilezik. Lehimlemek. Lehimleme. Pirinçle lehimlemek. Sert lehim. Pirinç ile lehimlemek. Lehim yapmak veya lehimlemek.

Brazed : Sert lehimli. Sert lehimlenmiş. Pirinçle lehimlemek. Pirinç ile lehimle.

Brazen : Utanmaz. Sarı. Küstah. Tunçtan. Şımarık. Madeni (ses). Pirinç gibi. Pirinçten yapılmış. Arsız. Yüzsüz.

Brazen faced : Pişkin. Yırtık. Yüzsüz. Sırnaşık. Arsız. (surat) mahkeme duvarı.

Brazening : Tunçtan. Pişkin. Şımarık. Yüzsüz. Sarı. Pirinç gibi. Utanmaz. Pirinçten. Pirinçten yapılmış. Pirinç.

Brazenly : Küstahça. Yüzsüz bir şekilde. Yüzsüzlükle. Arsız bir şekilde.

Brazens : Sarı. Pirinçten. Utanmaz. Tunçtan. Yüzsüz. Şımarık. Pirinç gibi. Pişkin. Pirinç. Pirinçten yapılmış.

Braziers : Pirinççi. Mangal. Pirinç işçisi. Maltız.

Brazen it out : Yüzsüzlüğe vurmak. Geçiştirmek. Üzerinde durmamak. Aldırmayarak geciktirmek. Pişkinlikle karşılamak.

 

İngilizce Brazes Türkçe anlamı, Brazes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brazes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Solders : Lehimle tutturmak. Lehimlenmek.

Yellow metal : Pirinç. Sarı maden. Sarı metal.

Copper : Çamaşır kazanı. Bakırla kaplamak. Bakır. Bakır kap. Düşük değerli bakır para. Bakır para. Bakırlamak. Ufak para. Birçok enzimin yapısında, kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan, eksikliğinde kansızlık, ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan, kırmızımtırak parlak, atom numarası 29, atom ağırlığı 6 54, sembolü cu olan tuzları zehirli bir metal. bakır, beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin, lizil oksidaz, sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır. Aynasız.

Brazed : Sert lehimlenmiş. Sert lehimli. Pirinç ile lehimle.

Brake light : Durma ışıtacı. Sürücü fren pedalına bastığında aracın arkasında yanan ışık. Stop lambası. Durduraç ayaklığına basıldığında yanarak arkadan gelen araçları uyaran ışıtaç. Eğleç lambası. Fren stop lambası. Fren lambası.

Stoplight : Stop lambası. Trafik lambası. Kırmızı ışık. Trafik ışığı.

Hard solder : Kuvvetli lehim. Lehim.

Solder : Kurşun-kalay alaşımı. Lehimle tutturmak. Lehim. Lehim malzemesi. Kolay erimeyen metalleri birbirine birleştirmek için kullanılan metal ya da alaşım. Lehimlenmek.

Ormolu : Altın taklidi pirinç. Yaldızlı pirinç. Altın kaplama tunç.

Latten : Safiha. Pirinç kaplama. İnce sac levha.

Brazes synonyms : low brass, atomic number 29, gilding metal, copper base alloy, guinea gold, hydraulic brakes, high brass, automotive vehicle, brazing, bearing brass, weld, red brass, soldering, cu, cartridge brass, hydraulic brake, motor vehicle, muntz metal, brake system, brake, sweat out, alpha beta brass, alpha brass, brake band, braze, sweat.

 

Brazes zıt anlamlı kelimeler, Brazes kelime anlamı

Cowardice : Çekingenlik. Cesaretsizlik. Namertlik. Korkaklık. Ödleklik. Alçaklık.

Afraid : Korkmuş. Korkar.

Cowardly : Korkak. Ödlek. Namert. Yüreksiz. Yüreksizce. Alçakça. Cesaretsiz. Alçak. Kansız. Korkakça.

Brazes antonyms : unadventurous, timid, irresolute, ashamed.