Brazen türkçesi Brazen nedir
- Küstah.
- Yüzsüz.
- Arsız.
- Sarı.
- Pirinçten.
- Tunçtan.
- Pirinçten yapılmış.
- Madeni (ses).
- Şımarık.
- Pirinç gibi.
- Pirinç.
- Pişkin.
- Utanmaz.
Brazen ile ilgili cümleler
English: His brazen act of defiance almost cost him his life.
Turkish: Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.
English: He lied brazenly.
Turkish: Pişkince yalan söyledi.
Brazen ingilizcede ne demek, Brazen nerede nasıl kullanılır?
Brazen faced : Yüzsüz. Sırnaşık. Pişkin. Yırtık. Arsız. (surat) mahkeme duvarı.
Brazen it out : Pişkinlikle karşılamak. Aldırmayarak geciktirmek. Geçiştirmek. Üzerinde durmamak. Yüzsüzlüğe vurmak.
Brazenfaced : Pişkin. Yüzsüz. Utanmaz.
Brazening : Yüzsüz. Pişkin. Pirinç gibi. Pirinç. Sarı. Şımarık. Pirinçten yapılmış. Pirinçten. Utanmaz. Tunçtan.
Brazenly : Arsız bir şekilde. Yüzsüz bir şekilde. Yüzsüzlükle. Küstahça.
Braze welding : Sert lehim kaynaklaması. Pirinç kaynağı. Sert lehim kaynağı.
Braze : Sert lehim. Panoların yere bağlantısını sağlayan demir bilezik. Lehimlemek. Pirinçle lehimlemek. Pano bileziği. Lehim yapmak veya lehimlemek. Pirinç ile lehimlemek. Lehimleme. Sert lehimlemek.
Brazer : Kaba kimse. Küstah kimse. Yüzsüz kimse. Lehimleyen. Arsız kimse.
Brazes : Lehimleme. Lehimlemek. Pirinçle lehimlemek. Sert lehim. Sert lehimlemek. Pano bileziği. Lehim yapmak veya lehimlemek. Pirinç ile lehimlemek.
Brazens : Pişkin. Pirinç gibi. Utanmaz. Sarı. Şımarık. Pirinçten yapılmış. Tunçtan. Yüzsüz. Pirinçten. Pirinç.
İngilizce Brazen Türkçe anlamı, Brazen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Brazen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cagiest : Kurnaz.
Blatant : Gürültü yapan. Besbelli olan. Terbiyesiz. Besbelli. Bariz. Kaba. Gürültücü. Yaygaracı.
Bell metal : Çan metali. Çan yapımında kullanılan bir metal.
Rice plant : Çeltik.
Brass : Yüksek rütbeli subaylar. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yüzsüzlük. Mangır. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Küstahlık. Pirinçten yapılmış eşya. Pirinçle kaplamak. Tıngır.
Blond : Sarışın. Sarı (saç).
Forward : Göndermek. İleriye yönelik. Akıncı. İletmek. Sunmak. Cüretkar. Gelişmiş. Öndeki. İleriye doğru.
Balder : Kabak kafalı. Dazlak (argo terim). Yapraksız. Besbelli. Yalın. Kabak. Süssüz. Sade.
Brazen faced : (surat) mahkeme duvarı. Sırnaşık. Yırtık.
Brash : Aceleci. Toy. Sırnaşık. Saygısız. Sağanak. Kırık buz. Atılgan. Kırık taş.
Brazen synonyms : bodacious, sassier, bardy, rice, brashes, gay, bolding, hard boiled, blonder, blondest, assuming, pertest, hard nosed, abandoned, sassiest, brassiest, paler, balds, arrogant, saucebox, perky, brazening, pert, bare faced, flav, paddy, brazenfaced, golds, blonde, baldfaced, brashest, bald faced, xanthic.
Brazen zıt anlamlı kelimeler, Brazen kelime anlamı
Ashamed : Mahcup. Utandırılmış. Utanç duyan. Üzülmüş. Utanmış. Mahçup.
Brazen ingilizce tanımı, definition of Brazen
Brazen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to brazen the matter through. To carry through impudently or shamelessly. Pertaining to, made of, or resembling, brass.

Bu kısımda Brazen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Brazen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Brazen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Brazen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.