Şımarık nedir, Şımarık ne demek

Şımarık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Şımarmış, şımartılmış (kimse)
  • Şımarmış bir biçimde.

"Şımarık" ile ilgili cümle

  • "Bizim dayı kızları çok şımarıktır." - H. E. Adıvar

Yerel Türkçe anlamı:

Sürekli ıslak tarla.

Sulak tarla.

Şımarık hakkında bilgiler

"Şımarık", Tarkan' ın Ölürüm Sana albümünün sevilen şarkılarından biri, müziği Sezen Aksu ve Tarkan'a, sözü Sezen Aksu'ya aittir. Tarkan'ın derleme albümünde de yer alan şarkı, 1998'de Laurent Marimbert in desteğiyle single olarak Avrupa da, uluslararası müzik piyasalarına başarılı bir giriş yaparak, kısa sürede dünya listelerinde ilk sıralara çıkan Ölürüm Sana albümün dünya çapında satılmasını sağlayan şarkı, farklı sanatçılar tarafından birçok dilde yorumlandı.

Klip yönetmeni Emmanuel Saada, dır. Fransa'da çekilen klipte tarkan marsilya sokaklarında yürürken onu gören kızlar Tarkan'ı öpmek için bir anda peşine düşer.

1998 de Tarkan derleme albümünde yer alan şarkı aynı yıl single olarak müzik dünyasındaki yerini almıştır. Ayrıca şarkının video klibi Avrupa’da MTV ve MCM gibi uluslararası müzik kanallarında yayımlandı ve CNN gibi uluslararası haber kanalları programlarında Tarkan’ın başarılarına yer verdiler."Şımarık", Tarkan'a MIDEM 1999 da altın plak kazandırırken; Ayrıca Tarkan albümü, 1999 yılında Tarkan'a Dünya Müzik Ödülleri'nde "En Çok Satan Orta Doğulu Şarkıcı" dalında ödül kazandırdı. Ödül töreninde "Şımarık"'ı söyleyen Tarkan ayakta alkışlandı.

 

Şımarık ile ilgili Cümleler

  • Şımarık olduğumu düşünüyorum.
  • Jale'nin şımarıklığına katlanamıyorum, onu işten çıkarın.
  • Ali şımarıktı.
  • Jale şımarık küçük bir kız.
  • Hey, çocuk, sen ne kadar şımarıksın bmyle?
  • Şımarık çocuk sevmiyorum.
  • Şımarık olmak insanın doğasında var mı?
  • Ali şımarık bir çocuk.
  • Jale şımarık, züppe bir kız oldu ve sayende beni dinlemeyen birisi oldu.
  • Sen hâlâ iki yıl önce tanıdığım aynı şımarık küçük kızsın.
  • Şımarık bir çocuk gibi davranmayı kes.

Şımarık anlamı, kısaca tanımı:

Şımarıkça : Şımarık bir biçimde.

Şımarıklık : Şımarık olma durumu. Şımarıkça davranış.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz.

 

Albüm : Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Uzunçalar.

Şarkı : Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi.

Derleme : Seçilip toplanmış. Derlemek işi, tedvin.

Deste : Aynı cinsten onluk bir küme. Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Bu sayı kadar olan. Bir kez. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Diğer dillerde Şımarık anlamı nedir?

İngilizce'de Şımarık ne demek? : [Şımarık] adj. spoilt, saucy, sassy, pert, perky, wayward

Fransızca'da Şımarık : gâté/e

Almanca'da Şımarık : n. Rotznase

adj. etepetete, kapriziös, launenhaft, launisch, verwöhnt

Rusça'da Şımarık : n. баловень (M)

adj. избалованный, балованный, испорченный, взбалмошный, развязный