Break up value türkçesi Break up value nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Elden çıkarma maliyeti.
  • Tasfiye değeri.
  • Elden çıkarma değeri.
  • Bir işletmenin kapanması veya devredilmesi durumunda varlıklarının satışından elde edilebilecek tahmini değer.
  • Hurda değer.

Break up value ingilizcede ne demek, Break up value nerede nasıl kullanılır?

Break : Parçalamak. Bozulmak. Tan. İhlal etmek. Kırma. Söylemek. Şafak vakti. Ara vermek. Dizginlemek. Şans.

Value : Değer biçmek. Paha biçmek. Değerlendirmek. Keşide etmek. Değerini bilmek. Göz ardı etmemek. Değer. Kıymet. Değişim değeri.

Break up : Yolları ayrılmak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Dağılıp parçalanmak. Tatile girmek. İlişkiyi kesmek. Dağılmak. Ayrılmak. Bozulmak (nişan). Parçalanmak. Tatil olmak.

Break up of strike : İş bırakımının etkisini azaltmak, tümüyle yok etmek amacıyla işverenin ya da ona yardımcı başka kişilerin yasa dışı eylem ve işlemlerde bulunmaları. İşbırakım kırma. İşbırakım etkisini azaltmak veya tümüyle yok etmek amacıyla işverenin yasa dışı eylem ve işlemlerde bulunması. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşbırakımını kırma.

Color break up : Renkli filmlerde dış etkilerden dolayı renkli resimlerin bozulması. Renk çözülmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Break up value Türkçe anlamı, Break up value eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break up value ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disposal value : Satış değeri.

Value of sale price : Varlıkların işletmede kullanılmasından vazgeçilmesi üzerine, satışından elde edilebilecek değer.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Break up value synonyms : a change in individual demand, abnormal budget, salvage value, a shift in supply, a change in supply, abnormal budget expenditures, a shift in demand, scrap value, forced sale value, a change in demand, a shift in individual demand.