Briar türkçesi Briar nedir

Briar ile ilgili cümleler

English: This smoking pipe is made from briar root.
Turkish: Bu sigara içme piposu yaban gülü kökünden yapılır.

Briar ingilizcede ne demek, Briar nerede nasıl kullanılır?

Briar root : Funda.

Briar rose : Uyuyan güzel'in grimm kardeşler tarafından yazılan bir versiyonu.

Briars : Diken. Funda. Çalı. Dikenli çalı. Yaban gülü. Ağaç fundası. Süpürgeotu.

Briarwood : Kuzey dakota eyaletinde şehir. Yabangülü. Kentucky eyaletinde şehir.

Briary : İğneli. Dikenli. İğne gibi batan.

Cambria : Galler'in (batı büyük britanya'da bir prenslik) ortaçağdaki adı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Calabrian cluster pine : Çamgiller (pinaceae) familyasından, her dem yeşil, iğne yapraklı, 25 m kadar boylanabilen, deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen, ülkemizde kısmen karadeniz, marmara, ege ve akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. Kızıl çam.

Kellog briand pact : Briand-kellogg paktı.

Cambrian period : Kambriyum dönemi. Kambriyen dönem.

Antecambrian : Yer tarihinde, birinci zamandan daha eski, taşılsız, yeğinle başkalaşmış ve kıvrılmış, agonkien kayaçlarının oluştuğu uzun bir zaman süresi. (bu zamanda birçok dağlar oluşmuş ve magmalaşma olayları olmuştur.). Kambriyen öncesi. Kambriya öncesi.

 

İngilizce Briar Türkçe anlamı, Briar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Briar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Erectors : Roket taşıma yükleme aracı. Montör. Erektör. Kaldıran. Kurucu. Montajcı. Organı kaldıran kas. Dik tutan şey.

Vine : Sarmaşık. Filiz. Bitkinin toprak üstüne çıkan yeşil kısmı. Asma. Bağ kütüğü. Üzüm asması.

Shrub : Alkollü meyve şurubu. Ağaçsı. Şurup. Çepel. Ağaççık. Şarap. Bodur ağaç.

Eglantine : Nesrin. Kokulu bir yabani gül.

Brier rose : Yabani gül.

Erica : Funda veya süpürgeotunu içeren büyük bir grubun bitkisi (botanik terimi). Pamuk orkide. Bir tür funda.

Rose : Rozet. Gül deseni. Gül rengi. Lal. Pembemsi kırmızı. Hortum ağzı. Rüzgar gülü. Gül. Gülgiller (rosaceae) familyasından, reseptakulumu olgunlukta etlenen ve fındıksı meyveleri saran, genellikle yapraklarını döken dikenli çalılar halinde olan, ülkemizde 24 tür ile temsil edilen bir cins. Süzgeçli ağızlık (bahçe sulama kovası).

Erector : Dik tutan şey. Erektör. Kılganı kaldıran kas. Erektor. Kurucu. Bir organı kaldıran kas. Kaldıran. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organı kaldıran kas.

Heather : Süpürgeotuna benzer bir çalı. Süpürge çalısı. Fundalık. (grimsi) eflatun (rengi). Bir kadın ismi. Süpürge otu.

Thicket : Sık çalılık. Çalılık. Ağaçlık. Sık ağaçlık.

Briar synonyms : horse brier, sweetbrier, bullbrier, greenbrier, rosa eglanteria, smilax rotundifolia, catbrier, genus smilax, barbs, frutex, let go the anchor, eglantines, awns, chaeta, brush, brier, lings, rosebush, basin, thickets, ericas, hawthorn, heathers, dog rose, briars, briers, hawthorns, heath, erecter, bosket, awn, ling, erecters.

 

Briar ingilizce tanımı, definition of Briar

Briar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Brier.