Bridging türkçesi Bridging nedir

  • Elektrik devresini diğeri ile paralel bağlama.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • İki şey arasında uzanan.
  • Bir elektriksel aygıtı başka biri ile ya da bir direncin yanı sıra koşut olarak bağlama.
  • Destekleme.
  • Kemerleme.
  • Kenetleme.
  • Köprü kurma.
  • Köprü kuran.
  • Köprüleme.
  • Yanyana bağlama.

Bridging ingilizcede ne demek, Bridging nerede nasıl kullanılır?

Bridging amplifier : Gözlem kuvvetlendiricisi. Dinleme amplifikatörü.

Bridging connection : Köprüleme bağlantısı.

Bridging gain : Köprüleme kazancı.

Bridging joist : Köprü döşeme kirişi. Taban kirişi.

Bridging loan : Köprü kredisi. Koprü kredisi. Uzun vadeli kredi sağlanana kadar verilen kısa vadeli kredi. Köprü kredi. Uzun süreli sermaye oluşturuluncaya kadar işletmeye sunulan kısa süreli kredi.

Bridge : Işıklamanın yönetildiği ya da düzenlendiği sahne ağzının üstünde ve iç yanındaki köprü. Birleştirmek. Briç. Köprülemek. Köprü yapmak. Işıklama köprüsü. Kukla köprüsü. İner-çıkar taban. İpli kuklanın oynatılmasında kullanılan küçük köprü. (aradaki) boşluğu doldurmak.

Bridging title : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sessiz sinema çağında söyleşmeleri, sözü vermek; konuyla, olguyla ilgili açıklamalarda bulunmak için, iki çekim arasına yerleştirilen yazı. Arayazı.

 

Gap bridging : Uzlaşmaya varma. Farklılıkları aşma. Uçurumları birleştirme.

Bridgings : Köprüleme. Kemerleme. Yanyana bağlama. Destekleme. Köprü kuran. Kenetleme. Elektrik devresini diğeri ile paralel bağlama. Köprü kurma.

Bridging loss : Köprüleme yitimi. Köprüleme kaybı. Çıkma kaybı.

İngilizce Bridging Türkçe anlamı, Bridging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bridging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grovelling : Adi. Aşağılık. Köpeklik. Rezil.

Espousals : Nişanlama. Nikah. Nişanlanma. Evlenme. Benimseme. Nişan. Kabul. Kabullenme. Taraftarı olma.

Sound : Bilgisayar, fizik, gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Selen odası. Muayene etmek. Yerinde. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Sağlam. Söylemek. Ses vermek. Geçerli. Emin.

Absolute zero : Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Mutlak sıfır. Salt sıfır.

Beltings : Harika. Kırbaçlama. Sarma. Kayış geçirme. Kayışlama. Kayış. Kemer takma. Müthiş. Kemer malzemesi.

Interdigitation : İnterdijitasyon. Birbirine geçirme (birbirini kavramış iki elin parmakları gibi). Birbirine bağlama. Birbirine kilitleme. Birbirine iliştirme. Giriklik.

Banding : Kuşaklanma (çelik). (dişçilik) dişlere diş köprüsü uygulama işlemi. Sarma. Bant geçirme. Kuşaklama (cam). Süslü kenar şeridi. Diş köprüsü uygulama. Bant lekesi.

Alimentation : Besleme. Besleme, beslenme. Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hale getirilmesi. alimentasyon, nütrisyon. Alimentasyon. Beslenme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beslenim.

 

Submissive : İtaatkar. Eslek. Ağızsız. Boyun eğen. Alçakgönüllü. Teslimiyetçi. İtaatli. Uysal. Ram.

Accelerometer : Hızlanma ölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Akselerometre. İvme ölçer. İvmeölçer. İvmeyi ölçen aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçme aleti. İvmeyi ölçen.

Bridging synonyms : locking, advocating, bridgings, clamping, acoustic absorptivity, absolute units, propping, wormy, hogging, absorption band, abnormal reflection, espousal, absorption loss, poling, groveling, accumulation coefficient, abampere, chelation, logrolling, pump priming, arcading, arcadings, abcoulomb, acoustic feedback, bracings, corroborations, absorption edge, absorptivity, buttressing, coupling, absorptiometer, wormlike, absolute concentration.

Bridging zıt anlamlı kelimeler, Bridging kelime anlamı

Domineering : Otoriteli. Baskıcı. Baskı yapan. Zorbalık eden. Dediğim dedik. Despotça davranan. Otoriter. Zorba. Hükmeden.

Willing : Candan. Razı. İsteme. İhtiyari. Gönülden. İçten gelen. Hevesli. Gönüllü. İstekli. Gönüllülük.

Bridging ingilizce tanımı, definition of Bridging

Bridging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The system of bracing used between floor or other timbers to distribute the weight.