Bright future türkçesi Bright future nedir

  • Parlak gelecek.
  • Olumlu gelecek.
  • Başarılı olması beklenen gelecek.

Bright future ile ilgili cümleler

English: You have a bright future.
Turkish: Parlak bir geleceğin var.

English: You've got a bright future ahead of you.
Turkish: Parlak bir gelecek seni bekliyor.

English: This young man has a bright future.
Turkish: Bu genç adam parlak bir geleceğe sahip.

English: Tom has a bright future.
Turkish: Tom'un aydınlık bir geleceği var.

English: His victory at this age in an international competition is a good indication of a bright future.
Turkish: Uluslararası bir yarışmada bu yaştaki zaferi parlak bir geleceğin iyi bir göstergesidir.

Bright future ingilizcede ne demek, Bright future nerede nasıl kullanılır?

Bright : Şeffaf. Uyanık. Şaşaalı. Görkemli. Aydın. Işıltılı. Parlayan. Parlak. Akıllı. Muhteşem.

Future : İlerideki. Gelecek zaman kipi. Ati. İlerki. Gelecekte olacak şey. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İstikbal. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Yarın. İleri.

 

Saw a bright future : Parlak bir gelecek gören. Bardağın dolu tarafını gören. Herşeyin iyi olacağına inanan. İyimser olan.

Bright and early : Sabah erkenden. Sabahın köründe. Sabahın çok erken saatinde.

Bright annealing : Parlak tavlama. Parlak ısıl işleme.

Bright bessemer wire : Parlak bessemer teli.