Bring home türkçesi Bring home nedir
- Anlamasını sağlamak.
- Razı etmek.
- Görmesini sağlamak.
- İkna etmek.
- Aklını başına getirmek.
Bring home ile ilgili cümleler
English: I can't be going fishing all the time, I have to bring home the bacon.
Turkish: Ben her zaman balığa çıkıyor olamam, eve domuz pastırması getirmek zorundayım.
English: You must bring home to him the importance of the matter.
Turkish: Meselenin önemini ona iyice anlatmalısın.
English: Ali wanted to bring home a souvenir.
Turkish: Ali eve bir hediyelik eşya getirmek istedi.
English: She would often bring home table scraps from the restaurant where she worked to feed to her dog.
Turkish: O, köpeğini beslemek için çalıştığı restorandan sık sık masa kırıntılarını getirirdi.
Bring home ingilizcede ne demek, Bring home nerede nasıl kullanılır?
Bring : Kandırmak. Belirtmek. Getirmek. Ayıltmak. Neden olmak. Kazandırmak. Sebebiyet vermek. Vermek (ceza). Doğurmak. Razı etmek.
Home : (kuş) yurda dönmek. Yuvasına dönmek. Yerleştirmek. Özerklik. Melce. Hedeflemek. Ev. Aile ocağı. Bakımevi. Sinyallere göre yönelmek.
Bring home the bacon : Eve ekmek getirmek. Evin geçimini sağlamak. Başarı kazanmak. Bir şeyde başarılı olmak. Evini geçindirmek. Başarmak. Ekmek parası kazanmak. Ev geçindirmek. Eve ekmek götürmek. İstediğini elde etmek.
Bring home to : Uyandırmak. İkna etmek. Gerçekleri görmesini sağlamak. Kendine getirmek.
Bring into the world : Babası olmak. Üretmek. Doğurmak. Yaratmak. Dünyaya getirmek.
Bring a lawsuit : Dava açmak. Mahkeme açmak.
İngilizce Bring home Türkçe anlamı, Bring home eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring home ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Make understand : Hissettirmek. Sezdirmek.
Disenchants : Hayal kırıklığına uğratmak. Büyüden kurtarmak. Sihirini gidermek. Gözünü açmak. İnancını yitirmek. Düş kırıklığına uğratmak.
Sober : Dizginlemek. Temkinli. Ilımlı. Gösterişsiz. Durgunlaştırmak. Akla yatkın. Mat. Makul. Düşünceli bir hale sokmak. Yalın.
Bring round : Ayıltmak. Düşüncesini değiştirtmek. Tekrar hatırlatmak (kötü anı vb). Kendine getirmek. Hayata döndürmek. Düşüncesinden caymasını sağlamak. Döndürüp dolaştırıp aynı konuya getirmek. İnancından döndürmek. Yaşama döndürmek.
Argued : Münakaşa etmek. Görüşmek. Göstergesi olmak. İddia etmek. İtiraz etmek. Savunmak. Karşı gelmek. Belli etmek. Tartışmak.
Chastens : Yumuşatmak. Uslandırmak. Islah etmek için cezalandırmak. Yola getirmek. Islah etmek. Basitleştirmek. Terbiye etmek. Sadeleştirmek. Dersini vermek.
Sobered : Ayıltmak.
Bring somebody to his senses : Ayıltmak. Kendine getirmek.
Brings : Neden olmak. Vermek (ceza). Getirmek. Kazandırmak.
Bring home synonyms : argue somebody into something, argues, bring home to, cajoles, wakens, convince, awake somebody to something, bring oneself to, wakened, cheat, disenchanting, woken, disenchant, sober up, disabuse of, cheats, cheated, soberer, bring around, sobers, bring, assure, woke, bring over, disabused, drive home, assuring, bring to reason, cajole, chasten, disabusing, convinces, brought.

Bu kısımda Bring home kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring home ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring home anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring home ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.