Bring to a deadlock türkçesi Bring to a deadlock nedir
- Çıkmaza sokmak.
Bring to a deadlock ingilizcede ne demek, Bring to a deadlock nerede nasıl kullanılır?
Bring : Kazandırmak. Doğurmak. İkna etmek. Sebebiyet vermek. Vermek (ceza). Razı etmek. Kandırmak. Belirtmek. Getirmek. Ayıltmak.
To : Arasında. Ye. Göre. E doğru. İla. -mek -mak (mastar). Karşı. Ya. Kala. İle.
A : Pek iyi. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. Herhangi bir. La (müzik terimi). Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.
Deadlock : Durgunluk. Sürmeli kilit. Tıkanmak. Çözümsüzlük. Çıkmaz. Kaynak bekleme. Yerinde saymak. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çıkmaza girmek.
Bring to a close : Nihayete erdirmek. Sonlandırmak. Neticelendirmek. Yok etmek. Sona erdirmek. Bitirmek. Sonuna getirmek.
Bring to a conclusion : Sonuçlandırmak.
Bring to a head : Karar noktasına getirmek.
Bring to a standstill : Durma noktasına getirmek. Duraklatmak. Sekteye uğratmak.
Bring to a destination : Hedefe yöneltmek.
İngilizce Bring to a deadlock Türkçe anlamı, Bring to a deadlock eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring to a deadlock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stalemate : Pata etmek. İkilem. Köşeye sıkıştırmak. Açmaz. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Çözümsüzlük durumu. Çıkmaz. Yenişememe.
Stalemated : Köşeye sıkıştırmak. Pata etmek.
Treeing : Ağaç. Ağaca çıkarmak. Ağaç şeklinde kristalleşme. Mil. Darağacı. Ağaçtan. Çarmıh.
Deadlocks : Tıkanıklık. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Sürgü kilit. Tıkanmak. Hareketin tamamen durması. Çıkmaza girmek. Durgunluk. Sürmeli kilit. Çıkmaz.
Stalemates : Köşeye sıkıştırmak. Çıkmaz. Yenişememe. Pata etmek. Kilitlenme. İkilem. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Açmaz. Beraberlik.
Deadlock : Hareketin tamamen durması. Çıkmaz. Durgunluk. Sürmeli kilit. Çıkmaza girmek. Yerinde saymak. Sürgü kilit. Kaynak bekleme. Çözümlenemeyen anlaşmazlık.
Stultifies : Çürütmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Etkisini azaltmak. Rezil etmek. İptal etmek. Aptal durumuna düşürmek. Küçük düşürmek. Aptallaştırmak.
Trees : Esrar. Ağaçlar. Dalcıklar. Ağaca çıkarmak. Ot.
Tree : Çarmıh. Ağaçtan. Darağacı. Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Ağaç şeklinde kristalleşme. Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Ağaca çıkarmak. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı. Mil.
Stultified : İptal etmek. Küçük düşürmek. Rezil etmek. Çürütmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Aptallaştırmak. Aptal durumuna düşürmek. Etkisini azaltmak.
Bring to a deadlock synonyms : deadlocking, stultify, bog down, stalemating.

Bu kısımda Bring to a deadlock kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring to a deadlock ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring to a deadlock anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring to a deadlock ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.