Brinier türkçesi Brinier nedir

  • Çok tuzlu.
  • Salamuraya ait.
  • Salamuralı.
  • Tuzlu.

Brinier ingilizcede ne demek, Brinier nerede nasıl kullanılır?

Briniest : Salamuralı. Salamuraya ait. Çok tuzlu. Tuzlu.

Brininess : Tuzluluk. Tuzluluk oranı.

Brinish : Tuzlu.

Brinishness : Tuzlu olma durumu. Tuzluluk.

Brindle : Benekli veya çizgili hayvan. Kahve renkli olan. Kahverengi. Benekli. Çizgili. Kahve renkli. Çizgili renk. Gri.

Brined tulum cheese : Çoğunlukla ege bölgesinde teneke kaplar içerisine salamuralı olarak hazırlanan tulum peyniri. Salamuralı tulum peyniri.

Brine pit : Tuzlu su havuzu.

Brine : Deniz. Salamura. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tuzlu su. Salamura suyu. Turşu suyu. Deniz suyu. Okyanus. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek.

Brine shrimp : Tuzlu karides. Artemia. Tuzlu su karidesi. Artemya. Artemya larvaları.

Brined : Salamura edilmiş.

İngilizce Brinier Türkçe anlamı, Brinier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brinier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Criminal : Çok kötü. Suçla ilgili. Müthiş. Sabıkalı. Kabahatli. Suç oluşturan. Suça ait. Cinayet. Suçlu. Canice.

Salt : Tuz. Deriyle ilişkili lenfoid doku. Renklendirmek. Çeşni. Süslemek. Tuzlayarak saklamak. İlginçleştirmek. Özgül olmayan bağışık cevabın ilk hattını oluşturan derideki lenfoid doku. Tuz katmak.

Felon : Cani. Zalim. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Mücrim. Cinayet. Habis. Suçlu. Dolama.

Pricy : Bkz.pricey. Pahalı. Kazık marka.

Salted : Tuzlanmış. Salamura.

Saline : Tuzlu pınar. Tuzsu. Tuzlu bataklık. Maden tuzu içeren. Maden tuzu. Tuz madeni. Tuzla. Deniz, tuzlu göl ya da tuzlu kaynaklarda tuz elde edilen yerler.

Pricey : Pahalı. Kazık marka.

Crook : Dümenci. Kıvrılmak. Madrabaz. Dirsek. Bükmek. Piskopos asası. Kıvırmak. Dönemeç. Değnek. Çoban değneği.

Vegetation : Erken evresi körpe, geç evresi kartlaşmış olarak ifade edilen bitkinin gelişim evresi, vejetasyon. Yeşillik. Bitki gibi büyüme. Vejetasyon. Herhangi bir yörede, ayırt edici yapısal özellikleri nedeniyle ayrıca adlandırılabilecek bitki toplulukları. Ot gibi yaşama. Tümör. Bitkilenme. Bitkiler.

Brinier synonyms : suborner, brierpatch, brier patch, briniest, brackish, salty, saltier, saltiest, salines, briny, outlaw, saliferous, flora, brinish, malefactor, botany.

Brinier zıt anlamlı kelimeler, Brinier kelime anlamı

Fauna : Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Fauna. Direy. Bölge hayvanlarının tümü. Hayvanat. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan topluluğu. Hayvanların yaşadığı bölge. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı.

Uncover : Açmak (örtü, kapak vb). Su yüzüne çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü açmak. Kapağını açmak. Açmak. Deşifre etmek. Örtüsünü kaldırmak.