Brocading türkçesi Brocading nedir

  • Sırmalı kumaş.
  • Sırmalı ipek kumaş.
  • Sırma ile işlemek.
  • Brokar.

Brocading ingilizcede ne demek, Brocading nerede nasıl kullanılır?

Brocade : İşlemeli. Sırmalı kumaş. Simli kumaş. Sırmalı ipek kumaş. Brokar. Sırma ile işlemek.

Brocaded : Sırmalı. Sırma ile işlenmiş. Baskı veya nakışla yapılmış yuvarlak bir halka ile süslenmiş.

Brocades : Sırmalı kumaş. Sırmalı ipek kumaş. Sırma ile işlemek. Brokar.

Gold brocade : Altın brokar.

Brocage : Tellallık. Komisyonculuk. Simsarlık.

Embrocates : Yağlayarak nemlendirmek ve ovuşturmak. Merhem veya losyon ile ovmak (genellikle tıbbi amaçlarla). Kutsal yağ sürmek.

Fibrocartilage : Telli kıkırdak. Sık telli bağ dokusu ile hiyalin kıkırdak arasında bir yapıya sahip olan, hücreler arası maddesinde paralel uzanan kalın kollagen telleri kapsayan, hücreleri bu teller arasında tek sıra halinde lakünler içinde bulunan, perikondriyumsuz, vücutta omurlar arası diskler ve ligamentlerin kemiklere bağlandığı yerlerde görülen bir kıkırdak dokusu tipi. fibröz kıkırdak. Fibrokartilaj. Lifli kıkırdak.

Embrocated : Merhem veya losyon ile ovmak (genellikle tıbbi amaçlarla). Yağlanarak nemlendirilmiş.

Embrocating : Yağlayarak nemlendirme ve ovuşturma. Merhem veya losyon ile ovmak (genellikle tıbbi amaçlarla).

 

Fibrocarcinoma : Skiröz karsinom. Fibrokarsinom.

İngilizce Brocading Türkçe anlamı, Brocading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brocading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brocade : Simli kumaş. İşlemeli.

Contemplative : Düşünceli. Dalgın. Derin düşünceye dalmış. Düşünceye dalmış. Uzun uzun düşünmeyi seven. Dini düşüncelere dalmış.

Musing : Derinlemesine düşünme. Düşünceye dalmış. Kafa yorma. Derin düşünce. Derin düşünme. Düşüncelere dalmış.

Broody : Düşünceye dalan. Kara kara düşünen. Tavuğun yumurtalar üzerine yatarak onları ısıtması ve civciv çıkarma işi. Düşüncelere dalmış. Kuluçkaya yatmak isteyen. Kuluçka tavuk. Dalgın. Düşüncelere dalan. Kuluçkaya yatma.

Ruminative : Düşünceli. Dalgın.

Meditative : Derin düşünceli. Düşünceli. Meditasyona yönelik. Dalgın.

Reflective : Aksettirici. Yansıtır. Dalgın. Düşünceli. Yansıyan. Aksettiren. Yansıtıcı. Mütefekkir. Reflektif. Yansıtan.

Pensive : Dalgın. Düşünceli. Endişeli. Düşünceli (dalgın).

Pondering : Düşünüp taşınmak. Ölçüp biçmek. İyice düşünmek. Düşünme. Kafa yormak. Ölçüp tartmak. Kafa patlatmak.

Brocading synonyms : brocades, pensiveness, melancholy, thoughtful.

Brocading zıt anlamlı kelimeler, Brocading kelime anlamı

Thoughtless : Savruk. Ahmak. Düşüncesiz. Bencil. Patavatsız. Hesapsız kitapsız. Tasasız. Pervasız. Kaygısız. Dikkatsiz.

Permissive : Seçmeli. İsteğe bağlı. Liberal. Aşırı müsaadekar. Serbest. İzin verici. Her şeye açık. İzin veren. Hoşgörülü. Müsamahakar.