Broch türkçesi Broch nedir

Broch ile ilgili cümleler

English: Ali handed Mary the brochures.
Turkish: Ali broşürleri Mary'ye uzattı.

English: Could he send us a brochure?
Turkish: Bize bir broşür gönderebilir mi?

English: Could you send me a brochure?
Turkish: Bana bir broşür gönderir misin?

English: Have you looked at these brochures?
Turkish: Bu broşürlere baktınız mı?

English: Call 1-800-828-6322 for a free brochure.
Turkish: Ücretsiz bir broşür için 1-800-828-6322'yi arayın.

Broch ingilizcede ne demek, Broch nerede nasıl kullanılır?

Brochantite : Brokantit. Broşantit.

Brochette : Küçük şiş. Toka. Klips. Küçük kebap şişi.

Brochettes : Küçük şiş. Klips. Toka. Küçük kebap şişi.

Brochothrix : Gram pozitif, sporsuz, hareketsiz, aerobik veya isteğe bağlı anaerobik, fermentatif, katalaz pozitif, oksidaz negatif, çubuk biçiminde bakteri cinsi. Brokotriks.

Brochothrix thermosphacta : Brochothrix thermosphacta. Açıkta veya vakumlanarak soğukta korunan, özellikle et ve et ürünlerinde bozulmaya neden olan bakteri türü.

Brocade : İşlemeli. Sırmalı ipek kumaş. Sırma ile işlemek. Sırmalı kumaş. Simli kumaş. Brokar.

Equine chronic brochiolitis emphysema complex : Atların soluğan hastalığı. Soluğan hastalığı. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. Atların kronik bronşiolit-amfizem kompleksi.

 

Pibrochs : Gayda ile çalınan marş.

Chronic brochiolitis emphysema complex : Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. Kronik bronşiolit-amfizem kompleksi.

Brochure : Tanıtıcı kitapçık. Kitapçık. Broşür. Risale. Föy.

İngilizce Broch Türkçe anlamı, Broch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discuss : Tartışmak. Münakaşa etmek. Konuşmak. Tadını çıkarmak. Ele almak. Müzakere etmek. Söyleşmek. Tadına varmak. Görüşmek.

Blight : Çöküntü bölgesi. Karmaşa. Bitki hastalığı. Bozmak. Suya düşürmek. Mantar. Çürümek. Soldurmak. Keşmekeş (argo terim). Kötü etkilemek.

Soup : Fotoğraf banyo ilacı. Çorba. Motor gücü. Yoğun sis. Nitrogliserin. Etsuyu. Sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek. Et suyu. Et.

Boner : Büyük hata. Gaf. Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü. Ereksiyon. Filmdeki çekim hataları. Büyük gaf. Pot. Erekte olmuş penis. Aptalca hata.

Atrocious : Gaddar. Berbat. Ayıplanacak. Acımasız. İğrenç. Aşağılık. Vahşi. Çok fena. Gaddarca. Zalim.

At fault : Hatalı. Kusurlu. Yanılmış. Doğru değil. Şaşırmış. Kabahatli.

 

Culpae : Suçluluk. Kusur. (latince) kabahat. Suçlanmaya değer olma niteliği.

Amiss : Eksik. Bozuk. Hatalı. Kusurlu. Fena. Ters. Hatalı olarak. Kötü.

Boners : Pot. Gaf. Erekte olmuş penis. Büyük hata. Filmdeki çekim hataları. Aptalca hata. Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü. Ereksiyon.

Treat : Zevk. Ismarlama. İşlemek. Yeniden düzenlemek. Otamak. Muamele etmek. İkram. İşlemek (konuyu). Ziyafet.

Broch synonyms : pot liquor, pot likker, hash out, chicken stock, beef broth, beef stock, stock cube, banes, casualty, boo boo, blemishing, blights, error, talk over, booboos, deal, stock, handle, calvary, errors, liquor, bloomer, aberration, afflictions, address, bane, cataclysmal, erroneous, clangers, calamity, demerit, errant, delinquencies.

Broch zıt anlamlı kelimeler, Broch kelime anlamı

Unfasten : Çözülmek. Çözmek. Açmak. Koyuvermek. Gevşemek. Gevşetmek. Açılmak.