Bromide türkçesi Bromide nedir

  • Özellikle epileptik nöbetlerin tedavisinde kullanılan bir halojen.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Brom.
  • Bromür.

Bromide ingilizcede ne demek, Bromide nerede nasıl kullanılır?

Bromide paper : Bromürlü kağıt. Fotoğraf kağıdı.

Acetyl bromide : Asetil bromür.

Aluminium bromide : Alüminyum bromür.

Benzyl bromide : Benzil bromür.

Cadmium bromide : Kadmiyum bromür.

Silver bromide : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gümüş bromür. Duyarkatın temel gereci olan, jelatin içinde düzenli olarak dağılıp duyarkatı oluşturan, soluk sarı renkli, erimez tuz biçimindeki gümüş bromür kırılcaları (agbr).

Methyl bromide : Metil bromürzer kokulu. Metil bromür.

Lead bromide : Kurşun bromür.

Valetamate bromide : Valetamat bromür. Dış salgı bezlerini etkilemeyen, spazm çözücü olarak kullanılan kuvarterner amonyum türevi bir ilaç.

Ethidium bromide : Çift iplikli dna moleküllerinin hidrojen bağları arasına girerek bu nükleotitleri boyayan ve moleküler biyoloji çalışmalarında sık kullanılan kimyasal. uv ışığına maruz kaldığında altın sarısı floresans verir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dna'nın tayininde kullanılan kimyasal, flüoresan bir boya. Etidyum bromid.

İngilizce Bromide Türkçe anlamı, Bromide eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bromide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Methyl bromide : Metil bromür. Metil bromürzer kokulu.

Silver bromide : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duyarkatın temel gereci olan, jelatin içinde düzenli olarak dağılıp duyarkatı oluşturan, soluk sarı renkli, erimez tuz biçimindeki gümüş bromür kırılcaları (agbr). Gümüş bromür.

Halide : Halojenlerden birinin bir başka element veya kök ile yaptığı bileşik. Halojenür. Halojen tuzu.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Input : Giriş. Bilgi. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Bir veri işlem dizgesinice ya da onun herhangi bir birimince alınan ya da alınmak üzere hazırlanan veri. Girdi. Verme. Girdiler. Katma. Bir veri işlem dizgesince ya da onun herhangi bir birimince verinin alınması süreci. Birinden gelen düşünceler veya sözler.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Remark : Açıklama. Dikkat etme. Belirtmek. Farketmek. Dikkat çekmek. Söylemek. Görüş. Düşünce. Yorum yapmak. Demek.

Cliche : Şablon. Klişe. Beylik laf. Beylik söz. Basmakalıp söz. Basmakalıp. Sıradan ifade.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

 

Bromide synonyms : hydrogen bromide, abattoir, a band, commonplace, banality, a c syndrom, abamectin, abdominal fat necrosis, a dna, abaxial, bromine, abdominal ovariectomy, a crochordon, abdomen, comment, bromides, platitude, a amplitude mod, truism, abdominal pain, bromines.

Bromide ingilizce tanımı, definition of Bromide

Bromide kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A person who is conventional and commonplace in his habits of thought and conversation. [Slang]. A compound of bromine with a positive radical.