Bronzite türkçesi Bronzite nedir
Bronzite ingilizcede ne demek, Bronzite nerede nasıl kullanılır?
Bronzing : Tunç kaplama. Bronz rengi verme. Yaldızlama. Bronzlaştırmak. Tunçsulama.
Bronzing syndrome : Dalmaçya ırkı köpeklere özgü ürik asit metabolizmasındaki bozukluktan n kaynaklanan, deride renk bozukluğu ve bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hale gelmesiyle belirgin bir çeşit dermatozis. Bronzlaşma sendromu.
Bronzings : Tunç kaplama. Yaldızlama. Bronz rengi verme. Tunçsulama.
Bronzist : Bronzdan eşyalar yapan kimse.
Electrolytic bronzing : Elektrikli tunç kaplama.
Bronze powder : Bronz tozu.
Bronze medal : Bronz madalya. Aynı müsabaka içerisinde üçüncü olana verilen ödül.
Bronze plating : Tunç kaplama.
Bronze bushing : Bronz yataklama. Bronz burç. Bronz kovan. Bronz yatak.
Bronze printing : Bronz baskı.
İngilizce Bronzite Türkçe anlamı, Bronzite eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bronzite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Leaded bronze : Kurşunlu tunç. Kurşun tuncu.
Cu : Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Görüşmek üzere (internet sohbet argosu). Daha sonra tekrar görüşürüz. Omuz çekimi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. See you (görüşürüz). Bakırın simgesi.
Bronzy : Yanık tenli. Bronza benzeyen. Bronzlaşmış.
Phosphor bronze : Fosfor bronzu. Fosfor tuncu. Fosforlu bronz.
Copper : Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakır kaplamak. Ufak para. Bakır para. Bakırla kaplamak. Polis. Çamaşır kazanı. Bakır kap. Bakır. Düşük değerli bakır para.
Nickel bronze : Nikelli tunç. Nikel tuncu.
Chromatic : Renkli. Renksel. Renkser. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Renklerle ilgili. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renklere ait.
Gunmetal : Tunç. Top tuncu. Bakır kalay alaşımı. Bakır-çinko-kalay karışımı. Bakır çinko kalay alaşımı. Bakır çinko alaşımı. Top metali. Bakır kalay karışımı.
Bell metal : Çan yapımında kullanılan bir metal. Pirinç. Çan metali.
Bronzite synonyms : atomic number 29, copper base alloy, beryllium bronze, alpha bronze, silicon bronze.
Bronzite zıt anlamlı kelimeler, Bronzite kelime anlamı
Achromatic : Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Perdesi değişmeyen. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz. Akromatik. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Nonmetallic : Metaldışı. Metal dışı. Metalsiz. Ametal. Madensel olmayan. Metalik olmayan. Madeni olmayan.
Bronzite ingilizce tanımı, definition of Bronzite
Bronzite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A variety of enstatite, often having a bronzelike luster. It is a silicate of magnesia and iron, of the pyroxene family.

Bu kısımda Bronzite kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bronzite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bronzite anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bronzite ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.