Bronzing türkçesi Bronzing nedir

Bronzing ingilizcede ne demek, Bronzing nerede nasıl kullanılır?

Bronzing syndrome : Dalmaçya ırkı köpeklere özgü ürik asit metabolizmasındaki bozukluktan n kaynaklanan, deride renk bozukluğu ve bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hale gelmesiyle belirgin bir çeşit dermatozis. Bronzlaşma sendromu.

Electrolytic bronzing : Elektrikli tunç kaplama.

Bronzings : Tunç kaplama. Yaldızlama. Bronz rengi verme. Tunçsulama.

Bronzist : Bronzdan eşyalar yapan kimse.

Bronzite : Bronzit.

Bronze gauze : Bronz gaze.

Bronze powder : Bronz tozu.

Bronze medal : Aynı müsabaka içerisinde üçüncü olana verilen ödül. Bronz madalya.

Bronze : Tunç. Bronzdan yapılmış. Bronz rengi. Genellikle % 1-10 kalay ve % 90-99 bakırdan oluşan alaşımlar. Bronzlaştırmak. Bronz. Bronz sanat eseri. Bronzlaşmak. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Bronze bushing : Bronz kovan. Bronz yatak. Bronz burç. Bronz yataklama.

İngilizce Bronzing Türkçe anlamı, Bronzing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bronzing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aurification : Altınla süsleme.

Giving birth : Doğuran.

Pensive : Düşünceli (dalgın). Düşünceli. Dalgın. Endişeli.

 

Birthing : Doğum. Doğum yapma süreci. Doğum yapma.

Broody : Düşüncelere dalmış. Kuluçka tavuk. Dalgın. Kuluçkaya yatmak isteyen. Kuluçkaya yatma. Kara kara düşünen. Tavuğun yumurtalar üzerine yatarak onları ısıtması ve civciv çıkarma işi. Düşünceye dalan. Düşüncelere dalan.

Ruminative : Dalgın. Düşünceli.

Contemplative : Dini düşüncelere dalmış. Uzun uzun düşünmeyi seven. Düşünceli. Dalgın. Düşünceye dalmış. Derin düşünceye dalmış.

Pondering : Ölçüp biçmek. İyice düşünmek. Kafa yormak. Ölçüp tartmak. Düşünme. Kafa patlatmak. Düşünüp taşınmak.

Bronzing synonyms : bronzings, bronzes, thoughtful, bronze plating, bronze, musing, gilding, bronze tinting, gildings, incubation, reflective, birth, parturition, meditative.

Bronzing zıt anlamlı kelimeler, Bronzing kelime anlamı

Thoughtless : Bencil. Kaygısız. Pervasız. Tasasız. Dikkatsiz. Savruk. Ahmak. Düşüncesiz. Hesapsız kitapsız. Patavatsız.

Approval : Tasvip. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Uygun bulma. Onay. Onaylama. Onama. Resmi izin.

Bronzing ingilizce tanımı, definition of Bronzing

Bronzing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or art of communicating to articles in metal, wood, clay, plaster, etc., the appearance of bronze by means of bronze powders, or imitative painting, or by chemical processes.