Broody türkçesi Broody nedir

  • Düşüncelere dalmış.
  • Düşüncelere dalan.
  • Kara kara düşünen.
  • Dalgın.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kuluçkaya yatma.
  • Kuluçka tavuk.
  • Tavuğun yumurtalar üzerine yatarak onları ısıtması ve civciv çıkarma işi.
  • Kuluçkaya yatmak isteyen.
  • Düşünceye dalan.

Broody ingilizcede ne demek, Broody nerede nasıl kullanılır?

Broody hen : Kuluçka. Gurk tavuk. Gurk.

Brood capsule : Hidatit içerisinde bulunan ve protoskoleks içeren kese. unilokuler hidatidin germinal tabakalarından ekzojen tomurcuklanmayla oluşan içerisi sıvı ve protoskloleksle dolu kese. echinococcus granulosus’un neden olduğu hidatit kistte daha büyük bir kistin iç duvarından oluşan küçük parazitik kist. Kız kese.

Brood mare : Damızlık kısrak.

Brood on : Kara kara düşünmek.

Brood over : Gütmek. Sarmak. Kuşatmak.

Brooders : Ana makinesi. Arpacı kumrusu. Kara kara düşünen kimse. Kuluçka makinesi. Civciv büyütme makinesi. Civciv büyütücü. Civciv ana makinesi. Kuluçka tavuk.

Brooded : İki eli şakaklarında düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Düşünceye dalmak. Derin derin düşünmek. Damızlık. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kuluçka. Kötü düşünmek. Kara kara düşünmek. Civcivler.

Brooding : Kara kara düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kuluçkaya yatmak.

 

Brood pouch : Embriyoları ya da yumurtaları taşıyan kese. inkübasyon kesesi. Kuluçka kesesi.

Broodiest : Kuluçka tavuk. Düşüncelere dalan. Kuluçkaya yatmak isteyen. Kara kara düşünen. Düşüncelere dalmış. Düşünceye dalan.

İngilizce Broody Türkçe anlamı, Broody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi.

Absented : Bulunmayan. Bulunmamak. Yok (mevcut olmama). Namevcut. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Devamsız. Gaip. Eksik. Yoklamada bulunmayan.

Hen : Yumurta tavuğu. Evcil tavuk. Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngiller (phasianidae) familyasından, atası bankiva tavuğu olan, eti ve yumurtası için beslenen, erkekleri horoz olarak adlandırılan ve daha süslü olan, dünyanın her tarafına yayılmış bir tür. tavuk. Hayatım. Dişi kuş. Geveze kadın. Tavuk. Dişi. Canım.

Pondering : Kafa yormak. Kafa patlatmak. İyice düşünmek. Ölçüp biçmek. Ölçüp tartmak. Düşünme. Düşünüp taşınmak.

Reflective : Aksettiren. Mütefekkir. Düşünceli. Yansıyan. Reflektif. Yansıtan. Yansıtıcı. Aksettirici. Yansıtır.

Absent minded : Unutkan.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

 

Broody synonyms : brood hen, setting hen, broodier, a c syndrom, abdominal pain, musings, abdominal distention, cogitative, broody hen, incubations, abaxial, biddy, pensive, brooding, abstracted, incubating, abamectin, ruminative, sitter, absent, a dna, absentminded, immersed in thoughts, abdominal fat necrosis, broodiest, musing, abdomen, deepest, a amplitude mod, incubation, a band, deep, consumed.

Broody zıt anlamlı kelimeler, Broody kelime anlamı

Thoughtless : Patavatsız. Savruk. Ahmak. Tasasız. Hesapsız kitapsız. Düşüncesiz. Dikkatsiz. Kaygısız. Pervasız. Bencil.

Ovoviviparous : Bir plasenta oluşumuyla anneyle yavru arasında bağlantı olmaksızın, yumurtası vücut içinde gelişen ve yavruyu yumurtadan çıktıktan sonra vücut dışına bırakan. Ovovivipar. Ovoviviparus. İçerisinde larva bulunan yumurtalar üreten. hemen doğum anında yumurta kabuğundan larvanın çıkması, ovoviviparus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kabuğu olan fakat anasının içinde iken açılan yumurtalar meydana getiren canlı.

Viviparous : Anne vücudu içerisinde yumurtalar yerine yaşayan gençlerin üretilmesi. trichinella spiralis gibi kimi nematodların dişileri ve sarcophaga spp. gibi kimi dişi sineklerin larva doğurması. larva doğurma. Doğuran (zooloji terimi). Doğurucu. Vivipar. Yavru doğuran. Tek delikliler hariç bütün memeliler ve bazı omurgasız hayvanlar gibi canlı doğuranlar. ana bitkiye bağlı olduğu halde açılan tohumlar veren bazı bitkiler. Filizlenen. Yumurtaların anne karnında döllendiği, embriyonun plasenta bağlantısının olduğu ve gerçek doğumun görüldüğü üreme biçimi. Maternal organizmadan beslenmiş canlı yavrular meydana getiren. Doğuran (hayvan).

Broody ingilizce tanımı, definition of Broody

Broody kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inclined to brood.