Brush up on türkçesi Brush up on nedir

  • Bilgiyi tazelemek.

Brush up on ile ilgili cümleler

English: If you're going to go to France, you should brush up on your French.
Turkish: Fransa'ya gideceksen, Fransızcanı tazelemelisin.

English: Before going to work in Paris, I must brush up on my French.
Turkish: Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızca'mı tazelemeliyim.

English: He went to France to brush up on his speaking ability.
Turkish: Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.

Brush up on ingilizcede ne demek, Brush up on nerede nasıl kullanılır?

Brush : Çalı. Tilki kuyruğu. Fırça. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Savmak. Fırçalama. Çalılık. Temas. Sıyırmak.

On : Üzerinde. Çakırkeyif. Olmakta olan. Üstünde. E doğru. Açık. Hazır. Yönünde. Giyilmiş. Makbul.

Brush up : Fırçalamak. Tazelemek. Hafızasını tazelemek. Yenilemek. Tazelemek (bilgiyi). Bilgiyi tazelemek. Bilgi tazelemek. Bilgisini tazelemek. Tekrar etmek.

Brush up against : Bir sorunla karşı karşıya kalmak. Hafifçe çarpmak.

Up one level : Bir düzey yukarı.

Be hung up on : Kafayı takmak. Takılıp kalmak. Tutturmak. Komplekse kapılmak. Saplantısı olmak.

Check up on : Kontrol etmek. Gözden geçirmek. Araştırmak. Sorgulamak. Analiz etmek. Sorguya çekmek. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Soruşturmak. Göz atmak.

 

Bone up on a subject : İneklemek. Çok çalışmak. (argo) bir konuyu kısa bir zaman içinde büyük çabayla incelemek. Kısa zamanda bir konuyu çalışıp öğrenmek.

Bring up on the bottle : Biberonla beslemek.

Double up on : Paylaşmak. Bölüşmek.

İngilizce Brush up on Türkçe anlamı, Brush up on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brush up on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brush up : Yenilemek. Tekrar etmek. Fırçalamak. Tazelemek (bilgiyi). Tazelemek. Hafızasını tazelemek. Bilgi tazelemek. Bilgisini tazelemek.

Brushing up : Bilgisini tazelemek. Fırçalamak. Hafızasını tazelemek. Yenilemek. Tazelemek (bilgiyi). Tazelemek.