Brush up türkçesi Brush up nedir

Brush up ile ilgili cümleler

English: Before going to work in Paris I need to brush up my French.
Turkish: Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.

English: Before going to work in Paris, I must brush up on my French.
Turkish: Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızca'mı tazelemeliyim.

English: He went to France to brush up on his speaking ability.
Turkish: Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.

English: He went to the United States last year to brush up his English.
Turkish: İngilizcesini tazelemek için geçen sene ABD'ye gitti.

English: I must brush up my English.
Turkish: İngilizcemi tazelemeliyim.

Brush up ingilizcede ne demek, Brush up nerede nasıl kullanılır?

Brush : Tilki kuyruğu. Sürtünme. Sürtünmek. Savmak. Fırça. Çalılık. Temas. Çalı. Hafifçe dokunmak. Temizlemek.

Brush up against : Hafifçe çarpmak. Bir sorunla karşı karşıya kalmak.

Brush up on : Bilgiyi tazelemek.

Brush against : Birine veya birşeye karşı süpürme veya ovalayarak sürme. -e sürtünmek.

Brush aside : Boşlamak. Bir kenara itmek. Boş vermek. Önemsememek. Aldırmamak. Yabana atmak.

 

İngilizce Brush up Türkçe anlamı, Brush up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brush up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Came down on : Cezalandırmak. Eleştirme. Başına ekşimek. - hakkında negatif şeyler söyleme. Saldırmak. Haşlamak. Azarlamak. Fırça atmak. Üstüne gelmek.

Dust : Serpmek. Toz bulutu. Pudralamak. Yanıltmak. Pudra. Toz toprak. Tozunu almak. Tozlamak. Silkmek. Toz almak.

Do over : Yeniden yapmak. Tekrar yapmak. Tamir etmek. Yeniden düzenlemek. Tekrar gerçekleştirmek. Onarmak. Tekrarlamak. Tekrar başından başlamak.

Scours : Ovmak. Dekape etmek. Köşe bucak aramak. Ovarak temizlemek. (su) aşındırmak. Perdahlamak. Seğirtmek. Koşuşturmak. Süpürüp götürmek.

Re create : Yeniden yaratmak.

Freshen up : Makyajını tazelemek. Yıkanıp kıyafet değiştirmek. Tazeleşmek. Rahatlamak. Zindeleşmek. Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri). Yüzünü yıkayıp kendine bir çekidüzen vermek. Yıkanmak. Canlanmak. Kendine çeki düzen vermek.

Recreate : Yeniden yaratmak. Canlandırmak. Eğlenmek. Eğlendirmek. Yeniden canlandırmak. Dinlendirmek.

Move on : Yola devam etmek. Yaşamına devam etmek. Değiştirmek. Kovmak. İleri gitmek. Göndermek. Hayatına devam etmek. İlerlemek.

Furbish : Cilalamak. Parlatmak. Pasını çıkarmak. Patlatmak. Yenileştirmek. Pırıl pırıl yapmak. Yeni gibi yapmak. Silmek. Yeniden kullanılır hale getirmek.

Brush up synonyms : brush up on, say over, quoting, recreates, repeat, come down on, dig up the hatchet, making over, brushes, come down upon, modernise, modernized, furbishes, made over, refresh memory, recreated, castigate, make new, make over, furbished, castigates, refresh, modernising, chew out, jogging the memory, recreating, freshens, refreshed, brushing up, modernizes, scoured, brush down, brush away.