Bulldogs türkçesi Bulldogs nedir

  • Buldok.
  • Cesur.
  • Georgia üniversitesi'nin (abd) spor takımlarının adı.
  • Yiğitler.
  • Buldog.
  • Büyük tabanca.
  • Yiğit.

Bulldogs ingilizcede ne demek, Bulldogs nerede nasıl kullanılır?

Bulldog bat : Yarasalar (chiroptera) takımının, balık yiyen yarasagiller (noctilionidae) familyasından, orta amerika'da yaşayan bir tür. Buldok yarasası.

Bulldog calf : Buzağılarda bacakların kısalığı, başın büyük olması ve damağın yarık oluşuyla belirgin yapılış bozukluğu. Buldok buzağı.

Bulldog edition : Bir sabah gazetesinin bir akşam önce basılan ilk baskısı.

Bulldog forceps : Kanamalarda büyük damarların geçici olarak durdurulmasını sağlayan pens. Buldok pensi.

Red bulldog bat : Yarasalar (chiroptera) takımının, balık yiyen yarasagiller (noctilionidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, kanat açıklığı 59 cm kadar olan, kuyruklu, amerika'da yaşayan bir tür. Kırmızı buldok yarasası.

Bulldozer : Dozer. Arazi düzeltme makinesi. Yoldüzler. Buldozer. Yoldüzer. Kabadayı.

Bulldozes : Üstünden buldozer geçirmek. Gözdağı vermek. Buldozerlemek. Buldozerle düzleştir. Korkutmak. Buldozerle temizlemek. Buldozer ile temizlemek. Buldozerle. Buldozerle üzerinden geçmek. Dozerle düzlemek.

French bulldog : Fransa’dan köken alan, ingiliz buldoğunun minyatür versiyonu olarak ingiltere'de üretildikten sonra 1860'lı yıllarda fransız köpek yetiştiricileri tarafından fransa'ya getirilip fransız teriyeri ile birleştirilmesi sonucu geliştirilen, fransız yürüyüş severler arasında çok tutulması sonucu fransız buldok köpeği olarak adlandırılan, ingiliz buldok kadar iri ve gösterişli olmayan, tüyleri kısa, yumuşak ve kaplan desenli sarı, beyaz ve bu renklerin birleşiminden oluşan, iyi huylu ve bakımı kolay, oyuncu ve şirin, ev için iyi bir bekçi, tek bir kişiye yakın olan duygusal, az tüy döken, özellikle kucağa alınarak sevilen bir ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Fransız buldok köpeği.

 

Bulldoze : Buldozer ile temizlemek. Gözdağı vermek. Boyun eğdirmek. Buldozerlemek. Zorla. Zorla kabul ettirmeye çalışmak. Tehditle kabul ettirmek. Dozerle düzlemek. Üstünden buldozer geçirmek. Buldozerle temizlemek.

English bulldog : İngiliz buldoğu. Kökeni eski asyatik mastılara dayanan fakat gelişimi ingiltere'de gerçekleşen, orta çağ orijinli "buldok" adı, yalnızca küçük bir boğanın güçlü görünümünden değil aynı zamanda 1 yüzyılda yasaklanıncaya kadar devam etmiş boğa-köpek dövüşlerinden gelen, sağlam ve güçlü yapıda, kafası iri ve yanakları gözlerinin yanına kadar ulaştığından dolayı geniş, burnu kısa, basık ve geniş, üst dudakları sarkık ve alt çene dışa çıkık, gözleri yuvarlak, birbirinden ayrık ve koyu renkte, kulaklar küçük, ince, gül biçiminde ve geri doğru kıvrık, kuyruğu kısa ve aşağıda taşınan tarzda, tüyleri kızıl, kaplan desenli, sarı, soluk kırmızı veya beyaz veya bu renklerin birleşiminden oluşabilen, yüzü bazen koyu renkli olabilen, vücudu sıkı ve adaleli, bacaklarının kısa, güçlü ve vücudunun yanlarına konumlanmış olması nedeniyle paytak bir yürüyüş sergileyen, görünümü korkutucu olsa da tamamen güvenilir, sevdiklerine karşı kibar ve sevgi dolu, düşmana karşı ise oldukça cesur ve sert, horlamaları ünlü ve salyalı, eskiden dövüş köpeği olarak günümüzde ise ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı.

 

İngilizce Bulldogs Türkçe anlamı, Bulldogs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulldogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wedge : Tıkmak. Sıkışmak. Araya sıkışmak. Kama ile sıkıştırmak. Kamalamak. Yarmak. Çivi. Kama. Takoz. Golf sopası (amerikan ingilizcesi).

Bolder : Utanmaz. Göze çarpan. Atılgan. Dik. Daha kalın. Cesaret isteyen. Koyu renk yazılmış. Gözüpek. Arsız.

Ballsy : Gözü pek. Atılgan. Taşaklı. (müstehcen argo) taşaklı. Cüretli ve kendinden emin. Atak. Bayağı cesur.

Level : Aynı seviyede. Ölçülü. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Yerle bir etmek. Ufki bir yüzey sağlamak. Düzeç. Namuslu. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Amaç olarak seçmek. Düz.

Bardy : Küstah. Asi. Serkeş. Söz dinlemez. Cesaretli. Gözü pek. İtaatsiz. Arsız. Korkusuz.

Boldfaced : Gözü pek. Korkusuz. Yılmaz. Siyah (harf). Cesaretli.

Adventuresome : Atılgan. Gözü pek. Atak. Gözüpek.

Chivalric : Yürekli. Sadık. Cömert. Saygıdeğer. Nazik. Soylu.

Braved : Meydan okumak. Göğüs germek. Cesaretle karşılamak. Cesaretle karşı koymak. Kızılderili savaşçı. Cesaret göstermek. Görkemli. Bahadır.

Dismantle : Parçalarına ayırmak. Sökmek. Eşyasını boşaltmak. Parçalamak. Yürürlükten kaldırmak. Boşaltmak. Çıkarmak. Fabrika makinelerini söküp götürmek. Dağıtmak. Gemi techizatını sökmek.

Bulldogs synonyms : rase, cobby, bravest, bold, force, braver, bulldog, french bulldog, chivalrous, adventurous, raze, boldest, audacious, braves, dare devil, squeeze, daredevils, bolding, courageous, pull down, working dog, english bulldog, daredevil, brave, brave man, take down, tear down, brave men.

Bulldogs zıt anlamlı kelimeler, Bulldogs kelime anlamı

Raise : Rampa. Artış. Bir araya getirmek. Büyütmek (çocuk). Yukarı kaldırmak. Yükseltmek. Beslemek. Yükselme. Vergin artışı. Büyütmek.