Wedge türkçesi Wedge nedir

  • Sıkıştırmak.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Çivi.
  • Yarmak.
  • Takoz.
  • Araya sıkıştırılmak.
  • Kama ile yarmak.
  • Kıskı.
  • Golf sopası (amerikan ingilizcesi).
  • Araya sıkışmak.
  • Kama.
  • Sıkışmak.
  • Takılmak.
  • Takozlamak.
  • Tıkmak.
  • Kama ile sıkıştırmak.
  • Kamalamak.

Wedge ingilizcede ne demek, Wedge nerede nasıl kullanılır?

Wedge bone : Takoz kemiği.

Wedge off : Yarmak.

Wedge oneself in : Araya sıkışmak.

Wedge out : Bir katmanın kama biçiminde inceleşerek sonuçlanması. Kamalama.

Wedge product : Vektörel çarpım anlamı.

Lemon wedge : Kama şeklindeki limon dilimi. Limonun dörtte veya sekizde biri (yemeklere veya içeceklere çeşni veya ilave olarak kullanılan). Limon dilimi.

Drove a wedge : Takoz çaktı. Takoz koydu.

Wedge shaped : Yılan başlı. Kama şeklinde. Takoz şeklinde.

Dielectric wedge : Dielektrik kama. Dielektrik uygulayıcı.

Wedge shape : Takoz şekli.

İngilizce Wedge Türkçe anlamı, Wedge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wedge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cooping : Hapishane. Kodes. Kooperatif. Kafeslemek. Kafes. Kümese sokmak. Kapamak. Kümes.

Stuff : Doldurmak. Uyuşturucu. Tahnit etmek. Zırva. Kumaş. Eşya. Macunlamak. Tıkınmak. Tıka basa yemek. Şey.

Chumps : Kafa. Enayi. Alık. Akıl. Kütük. Kelle. Mankafa. Kuzu filetosu. Küt uç. Saksı.

 

Be pushed : Zamanı az olmak. İtilmek. Darda olmak. Zamana ihtiyaç duymak.

Wedge shape : Takoz şekli.

Chaff : Şakalaşmak. Şakalaşma. Keten, pamuk vb. tohumların hasat veya çeşitli işlemler sonrasında tohumu çıkarılmasıyla geriye kalan zarf veya kapsülleri, kapçık, tahıl kabuğu. Tahıl kapçığı. Şaka. Şaka etmek. Kepek. Takılmak (argo terim). Tahılın dış kabuğu.

Feather : Zengin etmek. Kuştüyü. Uçucu. Tüylerle donatmak. Köpük (dalga). Kuşların vücutlarını örten çeşitli yapı ve renkteki üst deri uzantıları. Tüy takmak. Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı. Tüy.

Poniarded : Hançer. Hançerlemek.

Astringes : Büzmek. Kabız. Sıkmak.

Actinolite : Aktinolit. Işıntaşı.

Wedge synonyms : abandon, quoin, bombard, dirking, acid treatment, cleave, be attached, be cramped for space, putting, cotters, bear against, be pressed for, be stuck, lodge, jam in, template, be in trouble, dags, dowel, be affixed, brad, disrupt, bottle up, redeposit, dag, wedge oneself in, advancing longwall, breaching, shim, coop up, deposit, fasten, daggers.

Wedge zıt anlamlı kelimeler, Wedge kelime anlamı

Dislodge : Çıkarmak. Yerinden çıkartmak. Yerinden oynatmak. Kovmak. Yerinden atmak. Yerinden çıkarmak. Evi boşalttırmak.

Unfasten : Gevşemek. Açmak. Gevşetmek. Açılmak. Çözmek. Koyuvermek. Çözülmek.

Decompress : Sıkıştırılmışı açma. Basınçtan kurtulmak. Sıkışmışı açma. Serbest kalmak. Açmak. Basıncı azaltma. Basıncı kaldırmak. Sıkıştırılmışı açmak. Tazyiki boşaltmak. Basıncı azaltmak.

 

Wedge ingilizce tanımı, definition of Wedge

Wedge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cleave or separate with a wedge or wedges, or as with a wedge. A piece of metal, or other hard material, thick at one end, and tapering to a thin edge at the other, used in splitting wood, rocks, etc., in raising heavy bodies, and the like. It is one of the six elementary machines called the mechanical powers. To rive.