Bulldozes türkçesi Bulldozes nedir
- Dozerle düzlemek.
- Buldozer ile temizlemek.
- [#korku Korkutmak].
- Buldozerle.
- Üstünden buldozer geçirmek.
- Gözdağı vermek.
- Buldozerle düzleştir.
- Buldozerle üzerinden geçmek.
- Buldozerle temizlemek.
- Buldozerlemek.
Bulldozes ingilizcede ne demek, Bulldozes nerede nasıl kullanılır?
Bulldoze : Buldozerle temizlemek. Buldozer ile temizlemek. Gözdağı vermek. Buldozerle düzleştir. Korkutmak. Buldozerle. Tehditle kabul ettirmek. Üstünden buldozer geçirmek. Dozerle düzlemek. Buldozerlemek.
Bulldozed : Korkutmak. Buldozerle üzerinden geçmek. Gözdağı vermek. Buldozer ile temizlemek.
Bulldozer : Arazi düzeltme makinesi. Dozer. Buldozer. Yoldüzler. Yoldüzer. Kabadayı.
Bulldozers : Yoldüzer. Kabadayı. Arazi düzeltme makinesi. Dozer. Buldozer. Yoldüzler.
Flatten with a bulldozer : Buldozerle düzlemek. Buldozer ile düzleştirmek. Dozerle düzlemek.
French bulldog : Fransadan köken alan, ingiliz buldoğunun minyatür versiyonu olarak ingiltere'de üretildikten sonra 1860'lı yıllarda fransız köpek yetiştiricileri tarafından fransa'ya getirilip fransız teriyeri ile birleştirilmesi sonucu geliştirilen, fransız yürüyüş severler arasında çok tutulması sonucu fransız buldok köpeği olarak adlandırılan, ingiliz buldok kadar iri ve gösterişli olmayan, tüyleri kısa, yumuşak ve kaplan desenli sarı, beyaz ve bu renklerin birleşiminden oluşan, iyi huylu ve bakımı kolay, oyuncu ve şirin, ev için iyi bir bekçi, tek bir kişiye yakın olan duygusal, az tüy döken, özellikle kucağa alınarak sevilen bir ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Fransız buldok köpeği.
English bulldog : İngiliz buldoğu. Kökeni eski asyatik mastılara dayanan fakat gelişimi ingiltere'de gerçekleşen, orta çağ orijinli "buldok" adı, yalnızca küçük bir boğanın güçlü görünümünden değil aynı zamanda 1 yüzyılda yasaklanıncaya kadar devam etmiş boğa-köpek dövüşlerinden gelen, sağlam ve güçlü yapıda, kafası iri ve yanakları gözlerinin yanına kadar ulaştığından dolayı geniş, burnu kısa, basık ve geniş, üst dudakları sarkık ve alt çene dışa çıkık, gözleri yuvarlak, birbirinden ayrık ve koyu renkte, kulaklar küçük, ince, gül biçiminde ve geri doğru kıvrık, kuyruğu kısa ve aşağıda taşınan tarzda, tüyleri kızıl, kaplan desenli, sarı, soluk kırmızı veya beyaz veya bu renklerin birleşiminden oluşabilen, yüzü bazen koyu renkli olabilen, vücudu sıkı ve adaleli, bacaklarının kısa, güçlü ve vücudunun yanlarına konumlanmış olması nedeniyle paytak bir yürüyüş sergileyen, görünümü korkutucu olsa da tamamen güvenilir, sevdiklerine karşı kibar ve sevgi dolu, düşmana karşı ise oldukça cesur ve sert, horlamaları ünlü ve salyalı, eskiden dövüş köpeği olarak günümüzde ise ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı.
Bulldog forceps : Buldok pensi. Kanamalarda büyük damarların geçici olarak durdurulmasını sağlayan pens.
Bulldozing : Gözdağı vermek. Yol düzleme. Korkutmak. Buldozer ile temizlemek. Buldozerle üzerinden geçmek.
Bulldog calf : Buldok buzağı. Buzağılarda bacakların kısalığı, başın büyük olması ve damağın yarık oluşuyla belirgin yapılış bozukluğu.
İngilizce Bulldozes Türkçe anlamı, Bulldozes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bulldozes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Intimidate : Sindirmek. Duman attırmak. Gözünü korkutmak. Yıldırmak. Şiddetle ikaz etmek. Posta koymak. Tehdit etmek.
Browbeating : Yıldırmak. Kabadayılık etmek. Gözünü korkutmak. Ters bakışla korkutmak. Sert bakarak korkutmak. (birisini) sindirmek.
Tear down : Sökmek. Ana parçalara ayırma. Aşağılamak. Parçalamak. Küçük düşürmek. Yerle bir etmek. Eleştirmek. Alaşağı etmek. Deforme etmek. Yıkmak.
Appaling : Şoka uğratmak. Şok veya korkuya neden olan. Dehşete düşmek. Dehşete düşürmek. Korkunç. Yıldırmak. Şok edici. Sarsmak. Şoke etmek.
Pull down : İndirmek. Zayıf düşürmek. Halsiz bırakmak. Para kazanmak. Aşağıya çekmek. Temele kadar yıkmak. Yıkmak (binayı). Sağlığını bozmak. Aşağı çekmek. Düşürmek.
Buffaloed : Manda. Camız. Karasığır. Dombay. Sığır. Bufalo. İnanda. Bizon.
Force : Kuvvet. Sıkıştırmak. Güç. Zorlama. Çabuklaştırmak. Baskı yapmak. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zorlamak. Irzına geçmek.
Level : Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Yerle bir etmek. Namuslu. Düzey. Ölçülü. Yatay. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Kademe. Düzeçlemek.
Buffalos : Bizon. Camız. Amfibi panzer. Manda. Karasığır. Bufalo. Sığır. Sığırlar. Memeliler (mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. boğa (bos taurus), tibet sığırı (b.grunniens), hint mandası (buffelur bubalus), yaban sığırı (bibos gaurus) misk öküzü (ovibos moschatus) türleri iyi bilinir.
Appals : Yıldırmak. Dehşete düşürmek. Şoka uğratmak. Şoke etmek. Sarsmak. Ürkütmek. Dehşete düşmek.
Bulldozes synonyms : rase, intimidates, flatten with a bulldozer, affear, appalls, dismantle, menaced, take down, administer a shock, buffaloing, affrights, awes, raze, lean on, browbeats, appall, wedge, buffalo, dozer, tractor, appal, bulldozing, menace, affrighted, awe, browbeat, awing, aweing, bulldozed, squeeze, bulldoze, alarm, angledozer.
Bulldozes zıt anlamlı kelimeler, Bulldozes kelime anlamı
Raise : Yukarı kaldırmak. Yetiştirmek. Yükselme. Artırmak. Rampa. Çıkıntı. Bir araya getirmek. Öndürmek. İnşa etmek.

Bu kısımda Bulldozes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bulldozes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bulldozes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bulldozes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.