Tear down türkçesi Tear down nedir

Tear down ile ilgili cümleler

English: We must tear down this house.
Turkish: Bu evi yıkmalıyız.

English: They will tear down the old building in two days.
Turkish: Onlar eski binayı iki gün içinde yıkacaklar.

English: I'm going to tear down this wall.
Turkish: Bu duvarı yıkacağım.

English: Mr Gorbachev, tear down this wall!
Turkish: M. Gorbatchev, bu duvarı yıkın!

Tear down ingilizcede ne demek, Tear down nerede nasıl kullanılır?

Tear : Yarılmak. Hırpalanmak. Hızla koşmak. Kopmak. Yırtık. Yırtılmak. Yarmak. Fırlamak. Gözyaşı. Koparmak.

Down : Bozuk. Alaşağı etmek. Yıkmak. Boyunca. Aşağı. Yere yıkmak. Çökmek. Aşağısına doğru. İndirmek. Düşürmek.

Tear a place apart : Altını üstüne getirmek. Didik didik etmek. Didik didik veya köşe bucak aramak.

Tear a strip off : Harcını vermek.

Tear about : Deli gibi oraya buraya koşmak.

Tear along : Hızla veya süratle geçmek.

İngilizce Tear down Türkçe anlamı, Tear down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tear down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debunked : Çürütmek. Putları kırmak. Açığa çıkarmak. Kirli çamaşırlarını dökmek. Foyasını meydana çıkarmak. Madara etmek. Maskesini düşürmek. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Gerçeği göstermek.

 

Disdained : Tepeden bakmak. Tenezzül etmemek. Reddetmek. Hafife almak. İğrenmek. Küçümsemek. Horgörmek. Hor görmek. Küçümseme.

Cut loose : Baskıdan kurtarmak. Açmak. Baskıdan kurtulmak. Aşka gelmek. Kurtlarını dökmek. Çözmek. Cıvıtmak. Vazgeçmek. Gayrete gelmek.

Carp : Dırdır etmek. Kusur bulmak. Dırdırlanmak. Mızmızlanmak. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, biçim ve renkleri yaşadığı ortama göre değişen, eti çok lezzetli, asya, avrupa ve amerika'da yaşayan bir tür. Sazan balığı. Sazan. Sazanbalığı. Beğenmemek.

Crumbles : Parçalanmak. Ufalamak. Yıkılmak. Düşmek.

Raze something to the ground : Taş üstünde taş bırakmamak.

Disjoint : Parçalarına ayırmak. Birleştiği yerden ayırmak. Ayrışık. Yerinden çıkarmak. Dağıtmak. Ayırmak. Ek yerlerinden ayırmak. Eklem yerinden ayırmak.

Bust up : Sona ermek. Kavga. Sona erme. Parçalanmak. Tartışma. Mahvetmek. Ağız kavgası. Bitme. Bozmak.

Debunks : Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Madara etmek. Açığa çıkarmak. Kirli çamaşırlarını dökmek. Çürütmek. Gerçeği göstermek. Putları kırmak. Foyasını meydana çıkarmak. Maskesini düşürmek.

Tear down synonyms : raze to the ground, defeat, busts, animadvert, cut up, overthrow, demeaned, belittle, overturns, demount, confounding, overthrowing, level to the ground, animadverting, be effective, disjoints, deforming, deform, detach, down, detaches, dash, affronts, bring down, flatten, demean, blasts, affronting, abases, leveled, affronted, debase, affront.