English bulldog türkçesi English bulldog nedir

  • İngiliz buldoğu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kökeni eski asyatik mastılara dayanan fakat gelişimi ingiltere'de gerçekleşen, orta çağ orijinli "buldok" adı, yalnızca küçük bir boğanın güçlü görünümünden değil aynı zamanda 1 yüzyılda yasaklanıncaya kadar devam etmiş boğa-köpek dövüşlerinden gelen, sağlam ve güçlü yapıda, kafası iri ve yanakları gözlerinin yanına kadar ulaştığından dolayı geniş, burnu kısa, basık ve geniş, üst dudakları sarkık ve alt çene dışa çıkık, gözleri yuvarlak, birbirinden ayrık ve koyu renkte, kulaklar küçük, ince, gül biçiminde ve geri doğru kıvrık, kuyruğu kısa ve aşağıda taşınan tarzda, tüyleri kızıl, kaplan desenli, sarı, soluk kırmızı veya beyaz veya bu renklerin birleşiminden oluşabilen, yüzü bazen koyu renkli olabilen, vücudu sıkı ve adaleli, bacaklarının kısa, güçlü ve vücudunun yanlarına konumlanmış olması nedeniyle paytak bir yürüyüş sergileyen, görünümü korkutucu olsa da tamamen güvenilir, sevdiklerine karşı kibar ve sevgi dolu, düşmana karşı ise oldukça cesur ve sert, horlamaları ünlü ve salyalı, eskiden dövüş köpeği olarak günümüzde ise ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı.

English bulldog ingilizcede ne demek, English bulldog nerede nasıl kullanılır?

 

English : İngiliz halkı. İngiliz. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere. İngilizler. İngilizce.

Bulldog : Buldog. İngiltere’de çıkarılan yabancı tahvil. Büyük tabanca. Cesur. Buldok. Büyük çaplı tabanca. Yiğit.

English as a second language : İkinci dil olarak ingilizce. Esl. Ana dili olarak ingilizce konuşmayanlar için tasarlanmış ingilizce öğretim programı.

English bond : İngiliz tuğla örgüsü. Tuğla ingiliz örgüsü.

English breakfast : Mısır gevreği ya da meyve ile başlayan daha sonra sıcak pişirilmiş yemek (beykın, jambon ya da yumurta, sosis ve domates) ve sonra da reçelli ya da marmelatlı tost ile devam eden kahvaltı. İngiliz kahvaltısı.

English bull terrier : İngiltere’den köken alan, buldok ve şimdi nesli tükenmiş olan eski beyaz ingiliz teriyeri başta olmak üzere dalmaçya ve ispanyol poyıntır gibi birkaç ırk melezlenerek geliştirilen ancak ümit edildiği gibi dövüş ringlerinde başarılı olamayan fakat beyaz kavalye adıyla köpek yarışmalarında ve ingiliz aristokrasisinde güçlü bir yer edinerek bu günlere ulaşmayı başaran, rengi beyaz, siyah, kaplan desenli, kızıl, açık kahve ve üç renkli olmak üzere kısa ve sık tüylü, en belirgin özelliği bir rugby topunu andıran uzun, üst kısmı neredeyse düz ve hiç alın çıkıntısı olmaksızın bir kavisle burunda son bulan kafa şekli olan, bir zamanlar köpek dünyasının gladyatörü olarak anılsa da artık oldukça yumuşamış doğasıyla kibar ve güvenilir karakterde uysal, cesur, korkusuz, kabadayı, etkin ve oyun düşkünü, önceleri koruma, fare avcısı ve bekçi köpeği olarak kullanılan fakat günümüzde insanları koruması ve eşlik etmesi için yetiştirilen köpek ırkı, bull teriyer. İngiliz boğa teriyeri.

 

İngilizce English bulldog Türkçe anlamı, English bulldog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak English bulldog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksendışı.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

English bulldog synonyms : abdominal palpation, a c deformity, abattoir, abdominal ovariectomy, a clay, abdominal fat necrosis.