Bulldog türkçesi Bulldog nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İngiltere’de çıkarılan yabancı tahvil.
  • Yiğit.
  • Buldog.
  • Cesur.
  • Buldok.
  • Büyük çaplı tabanca.
  • Büyük tabanca.

Bulldog ile ilgili cümleler

English: One reporter said he looked like a fierce bulldog.
Turkish: Bir muhabir, onun azgın bir bulldog köpeğine benzediğini söyledi.

Bulldog ingilizcede ne demek, Bulldog nerede nasıl kullanılır?

Bulldog bat : Buldok yarasası. Yarasalar (chiroptera) takımının, balık yiyen yarasagiller (noctilionidae) familyasından, orta amerika'da yaşayan bir tür.

Bulldog calf : Buldok buzağı. Buzağılarda bacakların kısalığı, başın büyük olması ve damağın yarık oluşuyla belirgin yapılış bozukluğu.

Bulldog edition : Bir sabah gazetesinin bir akşam önce basılan ilk baskısı.

Bulldog forceps : Buldok pensi. Kanamalarda büyük damarların geçici olarak durdurulmasını sağlayan pens.

Red bulldog bat : Yarasalar (chiroptera) takımının, balık yiyen yarasagiller (noctilionidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, kanat açıklığı 59 cm kadar olan, kuyruklu, amerika'da yaşayan bir tür. Kırmızı buldok yarasası.

English bulldog : Kökeni eski asyatik mastılara dayanan fakat gelişimi ingiltere'de gerçekleşen, orta çağ orijinli "buldok" adı, yalnızca küçük bir boğanın güçlü görünümünden değil aynı zamanda 1 yüzyılda yasaklanıncaya kadar devam etmiş boğa-köpek dövüşlerinden gelen, sağlam ve güçlü yapıda, kafası iri ve yanakları gözlerinin yanına kadar ulaştığından dolayı geniş, burnu kısa, basık ve geniş, üst dudakları sarkık ve alt çene dışa çıkık, gözleri yuvarlak, birbirinden ayrık ve koyu renkte, kulaklar küçük, ince, gül biçiminde ve geri doğru kıvrık, kuyruğu kısa ve aşağıda taşınan tarzda, tüyleri kızıl, kaplan desenli, sarı, soluk kırmızı veya beyaz veya bu renklerin birleşiminden oluşabilen, yüzü bazen koyu renkli olabilen, vücudu sıkı ve adaleli, bacaklarının kısa, güçlü ve vücudunun yanlarına konumlanmış olması nedeniyle paytak bir yürüyüş sergileyen, görünümü korkutucu olsa da tamamen güvenilir, sevdiklerine karşı kibar ve sevgi dolu, düşmana karşı ise oldukça cesur ve sert, horlamaları ünlü ve salyalı, eskiden dövüş köpeği olarak günümüzde ise ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı. İngiliz buldoğu.

 

Bulldozes : Buldozerle üzerinden geçmek. Buldozerlemek. Buldozerle temizlemek. Dozerle düzlemek. Buldozer ile temizlemek. Korkutmak. Buldozerle düzleştir. Gözdağı vermek. Buldozerle. Üstünden buldozer geçirmek.

Bulldozers : Kabadayı. Yoldüzer. Yoldüzler. Buldozer. Arazi düzeltme makinesi. Dozer.

French bulldog : Fransa’dan köken alan, ingiliz buldoğunun minyatür versiyonu olarak ingiltere'de üretildikten sonra 1860'lı yıllarda fransız köpek yetiştiricileri tarafından fransa'ya getirilip fransız teriyeri ile birleştirilmesi sonucu geliştirilen, fransız yürüyüş severler arasında çok tutulması sonucu fransız buldok köpeği olarak adlandırılan, ingiliz buldok kadar iri ve gösterişli olmayan, tüyleri kısa, yumuşak ve kaplan desenli sarı, beyaz ve bu renklerin birleşiminden oluşan, iyi huylu ve bakımı kolay, oyuncu ve şirin, ev için iyi bir bekçi, tek bir kişiye yakın olan duygusal, az tüy döken, özellikle kucağa alınarak sevilen bir ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Fransız buldok köpeği.

 

Bulldoze : Buldozerle düzleştir. Gözdağı vermek. Buldozerle temizlemek. Buldozer ile temizlemek. Üstünden buldozer geçirmek. Boyun eğdirmek. Zorla. Tehditle kabul ettirmek. Zorla kabul ettirmeye çalışmak. Korkutmak.

İngilizce Bulldog Türkçe anlamı, Bulldog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulldog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cobby : Yürekli. Canlı. Neşeli.

Boldest : Cüretkar. Arsız. Atılgan. Utanmaz. Cüretli. Cesaretli. Göze çarpan. Cesaret isteyen. Kaim.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Bardy : Serkeş. Asi. Küstah. İtaatsiz. Arsız. Korkusuz. Cesaretli. Gözü pek. Söz dinlemez.

Adventuresome : Gözü pek. Atak. Gözüpek. Atılgan.

Daredevils : Gözüpek kimse. Cesur kimse. Gözünü budaktan sakınmayan kişi. Gözünü budaktan sakınmaz kişi. Gözüpek kişi. Gözü pek kişi. Gözünü budaktan sakınmayan. Gözü pek. Gözüpek.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

French bulldog : Fransa’dan köken alan, ingiliz buldoğunun minyatür versiyonu olarak ingiltere'de üretildikten sonra 1860'lı yıllarda fransız köpek yetiştiricileri tarafından fransa'ya getirilip fransız teriyeri ile birleştirilmesi sonucu geliştirilen, fransız yürüyüş severler arasında çok tutulması sonucu fransız buldok köpeği olarak adlandırılan, ingiliz buldok kadar iri ve gösterişli olmayan, tüyleri kısa, yumuşak ve kaplan desenli sarı, beyaz ve bu renklerin birleşiminden oluşan, iyi huylu ve bakımı kolay, oyuncu ve şirin, ev için iyi bir bekçi, tek bir kişiye yakın olan duygusal, az tüy döken, özellikle kucağa alınarak sevilen bir ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Fransız buldok köpeği.

Bold : Dik. Gözüpek. Cesaret isteyen. Cüretli. Atılgan. Utanmaz. Göze çarpan. (harf) siyah.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Bulldog synonyms : chivalric, abnormal budget, daredevil, a change in demand, brave man, ability rent, attack, assail, braved, a shift in supply, braves, english bulldog, courageous, a shift in individual demand, a group shares, a type mutual funds, brave, bravest, bolding, abnormal budget expenditures, adventurous, set on, abolition of forced labour convention, a pass through certificate, audacious, a change in supply, ballsy, brave men, a shift in demand, dare devil, braver, bulldogs, bolder.

Bulldog ingilizce tanımı, definition of Bulldog

Bulldog kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Characteristic of, or like, a bulldog. As, bulldog courage. Bulldog tenacity. Stubborn. A variety of dog, of remarkable ferocity, courage, and tenacity of grip. So named, probably, from being formerly employed in baiting bulls.