Bulldozed türkçesi Bulldozed nedir

  • Buldozer ile temizlemek.
  • Gözdağı vermek.
  • Buldozerle üzerinden geçmek.
  • [#korku Korkutmak].

Bulldozed ingilizcede ne demek, Bulldozed nerede nasıl kullanılır?

Bulldoze : Zorla. Buldozerle. Gözdağı vermek. Korkutmak. Buldozerle düzleştir. Buldozerlemek. Tehditle kabul ettirmek. Buldozerle temizlemek. Boyun eğdirmek. Buldozerle üzerinden geçmek.

Bulldozer : Dozer. Yoldüzler. Yoldüzer. Kabadayı. Buldozer. Arazi düzeltme makinesi.

Bulldozers : Arazi düzeltme makinesi. Yoldüzler. Dozer. Yoldüzer. Buldozer. Kabadayı.

Bulldozes : Korkutmak. Buldozerle temizlemek. Dozerle düzlemek. Buldozerle üzerinden geçmek. Buldozer ile temizlemek. Gözdağı vermek. Buldozerle düzleştir. Buldozerle. Üstünden buldozer geçirmek. Buldozerlemek.

Flatten with a bulldozer : Buldozerle düzlemek. Buldozer ile düzleştirmek. Dozerle düzlemek.

Bulldog : Cesur. İngiltere’de çıkarılan yabancı tahvil. Büyük çaplı tabanca. Büyük tabanca. Buldog. Buldok. Yiğit.

Bulldog forceps : Buldok pensi. Kanamalarda büyük damarların geçici olarak durdurulmasını sağlayan pens.

Boston bulldog : Boston teriyeri. Boston buldoğu.

Bulldog edition : Bir sabah gazetesinin bir akşam önce basılan ilk baskısı.

French bulldog : Fransız buldok köpeği. Fransa’dan köken alan, ingiliz buldoğunun minyatür versiyonu olarak ingiltere'de üretildikten sonra 1860'lı yıllarda fransız köpek yetiştiricileri tarafından fransa'ya getirilip fransız teriyeri ile birleştirilmesi sonucu geliştirilen, fransız yürüyüş severler arasında çok tutulması sonucu fransız buldok köpeği olarak adlandırılan, ingiliz buldok kadar iri ve gösterişli olmayan, tüyleri kısa, yumuşak ve kaplan desenli sarı, beyaz ve bu renklerin birleşiminden oluşan, iyi huylu ve bakımı kolay, oyuncu ve şirin, ev için iyi bir bekçi, tek bir kişiye yakın olan duygusal, az tüy döken, özellikle kucağa alınarak sevilen bir ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.

 

İngilizce Bulldozed Türkçe anlamı, Bulldozed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulldozed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bulldoze : Zorla. Üstünden buldozer geçirmek. Tehditle kabul ettirmek. Boyun eğdirmek. Zorla kabul ettirmeye çalışmak. Buldozerle düzleştir. Buldozerlemek.

Level : Aynı seviyede. Eşit düzeye getirmek. Yatay. Seviye. Ufki bir yüzey sağlamak. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Yerle bir etmek. Kademe. Dengeli. Akılcı.

Pull down : Düşürmek. Zayıf düşürmek. Yerle bir etmek. Yıkmak. Alaşağı etmek. Sağlığını bozmak. Aşağıya çekmek. Para kazanmak. Halsiz bırakmak. Yıkmak (binayı).

Aweing : Korku vermek. Korkuyla karışık saygı. Şaşkına uğratmak. Huşu içinde bırakmak. Korku. Korkuyla karışık şaşkınlık. Dehşet. -i dehşete düşürmek. Saygıyla karışık korku.

Tear down : Parçalamak. Deforme etmek. Eleştirmek. Sökmek. Yıkmak. Küçük düşürmek. Alaşağı etmek. Yerle bir etmek. Aşağılamak. Ana parçalara ayırma.

 

Lean on : Dayanmak. Sıkıştırmak. Birine gereksinimi olmak. Dayandırmak. Baskı yapmak. Yaslanmak. Birine dayanmak. Güvenmek.

Intimidate : Yıldırmak. Tehdit etmek. Gözünü korkutmak. Sindirmek. Şiddetle ikaz etmek. Posta koymak. Duman attırmak.

Browbeats : (birisini) sindirmek. Kabadayılık etmek. Ters bakışla korkutmak. Yıldırmak. Gözünü korkutmak. Sert bakarak korkutmak.

Awe : Huşu. Saygıyla karışık korku. Korku ve merakla karışık saygı. Dehşet. Haşmet. Ululuk. -i dehşete düşürmek. Korku vermek. Korku. Huşu içinde bırakmak.

Wedge : Kamalamak. Kıskı. Araya sıkıştırılmak. Sıkıştırmak. Takoz. Takılmak. Çivi. Tıkmak. Kama.

Bulldozed synonyms : rase, buffalo, bulldozes, appaling, angledozer, squeeze, menaced, dozer, menace, bulldozing, affrighted, dismantle, administer a shock, take down, awing, affrights, appalls, awes, buffaloed, tractor, affear, browbeat, appal, alarm, buffalos, raze, intimidates, appall, browbeating, force, buffaloing, appals.

Bulldozed zıt anlamlı kelimeler, Bulldozed kelime anlamı

Raise : Artırmak. Bir araya getirmek. Yükselme. Büyütmek (çocuk). Konusunu açmak. Çıkıntı. Yokuş. Artış. Beslemek. Rampa.