Burls türkçesi Burls nedir

  • Yumru.
  • Ağaç yumrusu.
  • Nope.
  • Kumaştan ilmikleri veya kusurları temizlemek.
  • Küçük düğüm.
  • Düğümü çözmek.
  • Ağaç.
  • Nope ayıklamak.

Burls ingilizcede ne demek, Burls nerede nasıl kullanılır?

Burl : Ağaç yumrusu. Nope. Dokunmuş kumaştan düğümleri temizlemek. Nope ayıklamak. Ağaç. Yumru. Kumaştan ilmikleri veya kusurları temizlemek. Düğümü çözmek. Küçük düğüm.

Burla : Bir soyadı. Burla. Rönesans italyan halk doğaçlama tiyatrosunda gülünçlü ara oyunu.

Burlap : Çuval bezi. Çuvallık bez. Jüt kanaviçe. Telis bezi.

Burlap bag : Çuval bezinden çanta.

Burlaps : Telis bezi. Jüt kanaviçe. Çuval bezi. Çuvallık bez.

Burletta : Eğlendirici bir hikaye çizgisi ile hafif veya yumuşak opera.

Burlesquing : Hicvetmek. Vodvil tiyatro. Alay etmek. Alaya alma. Taklit ederek alay etmek. Hicviye. Yerme. Alaylı taklit. Yermek. Gülünç taklit.

Burlier : Çam yarması gibi. İrikıyım. Palavracı. Güçlü kuvvetli. Kapı gibi. İri yarı. Kocaman. Yapılı. Cüsseli.

Burley : İnce yapraklı tütün veya puro türü. İnce yapraklı tütün. İdaho eyaletinde şehir.

Burlesques : Vodvil tiyatro. Alay etmek. Taklit ederek alay etmek. Striptizli ve taşlamalı gösteri. Hicviye. Hicvetmek. Yermek. Yerme. Gülünç taklit. Alaylı taklit.

İngilizce Burls Türkçe anlamı, Burls eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Burls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Withdraw : Çekilmek. Almak. Para çekmek. Kabuğuna çekilmek. Çekinmek. Geri çekilmek. Çekmek. Ayrılmak. Geri çekmek. Geri almak.

Cupolas : Kubbe. Zırhlı kule.

Untangling : Halletmek. Açmak (karışık bir şeyi). Karışık bir durumdan kurtarmak. Karışık bir şeyi açmak. Çözmek. Açmak.

Treeing : Mil. Ağaca çıkarmak. Çıkmaza sokmak. Ağaçtan. Darağacı. Ağaç şeklinde kristalleşme. Çarmıh.

Husky : Eskimo köpeği. Güçlü. Kısık (ses). Dinç. (ses) kısık. Kısık. Sağlıklı. Kabuk gibi. Boğuk. Eskimo.

Disentangles : Çözülmek. Çözmek. Serbest kalmak. Serbest bırakmak. Düğüm çözmek. Açılmak. Kurtulmak. Ayırt etmek. Açmak.

Take away : Almak. Alıp götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Paket yaptırıp götürmek. Çalmak. Kaldırmak. Çekmek (desteği). Uzaklaştırmak. Çıkarmak. Dışarıya çıkarmak.

Timbered : Ormanlık. Keresteden yapılmış. Keresteyle inşa edilen. Kerestelik. Keresteyle inşa edilmiş. Ahşap.

Globular : Küresel. Küre şeklinde. Küçük küreciklerden oluşan. Yuvarlak biçimde özdek parçası özelliğinde olan (yuvarsıl önbesi özdecikleri vb.). Yuvarlak. Katı damla biçiminde. Küreciklerden oluşan. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Küre biçiminde.

Burls synonyms : buirdly, dendri, concretion, untangled, cut the gordian knot, condylus, untangles, concretions, tree, gallnut, arboreal, pawpaw, nub, arbor, burl, gallnuts, excrescences, gallowstree, condyloid, calculi, nubs, arbors, remove, beefy, disentangle, pawpaws, take, bump, wood, nep, excrescence, untangle, apophysis.

Burls zıt anlamlı kelimeler, Burls kelime anlamı

Frail : Hafif. İnce ve güçsüz. Zayıf (şans vb). Kırılgan. Narin. Dayanıksız. Ahlaksız. Zayıf. Sağlıksız. Çelimsiz.

Smoothness : Düzlük. Kayganlık. Yumuşaklık. Düzgünlük. Yüzey düzgünlüğü. Akıcılık. Pürüzsüzlük. Tatlılık.