Burster türkçesi Burster nedir
- Radyasyon patlaması boşaltan çinli obje.
- Püsküren şey.
- Kırıcı.
- Paralama hakkı.
- Gözyaşları fışkıran kimse.
- Kağıt düzenleyici.
- Kağıt ayırıcı.
- Taşkına.
- Kimyasal mühimmatların (kurşun, fişek, bombalar veya mayınlar gibi) içeriğini püskürten patlayıcı şarj.
- Ateşleyici.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Fırlayan kimse.
- Patlatıcı.
Burster ingilizcede ne demek, Burster nerede nasıl kullanılır?
Bursters : Gözyaşları fışkıran kimse. Radyasyon patlaması boşaltan çinli obje. Kağıt ayırıcı. Kağıt düzenleyici. Paralama hakkı. Patlatıcı. Fırlayan kimse. Püsküren şey. Kimyasal mühimmatların (kurşun, fişek, bombalar veya mayınlar gibi) içeriğini püskürten patlayıcı şarj. Kırıcı.
Burst can : Yakıtın oluşturduğu yüksek ısının, kılıfın bir noktasında yoğunlaşması sonucu oluşan çatlama. Kılıfın çatlaması.
Burst communication : Patlamalı iletişim. Çoğuşmalı iletişim.
Burst errors received : Alınan sinyal dizisi hatası.
Burst forth : Birden ortaya çıkmak. Birden önüne çıkmak. Açılmak. Pat diye önüne çıkmak.
Burst in : Haykırmak. Söyleyivermek. Birden içeri dalmak.
Burst like a bubble : Sabun köpüğü gibi sönmek.
Burst into : -e boğulmak. Birden -e başlamak. Aceleyle girmek.
Burst into laughter : Kahkaha atmak. Gülmekten kırılmak. Kahkahaya boğulmak. Makaraları koyuvermek. Kahkahayı koyuvermek. Kahkahayı basmak.
Burst into tears : Birden ağlamaya başlamak. Gözyaşlarını tutamamak. Gözyaşlarına boğulmak. Gözlerinden yaş boşanmak. Boşanmak.
İngilizce Burster Türkçe anlamı, Burster eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Breaker : Devre kesici. Sığlığa ulaşınca genel devinim kuramından ayrılarak çatlayıp köpüklü bir görünüm alarak kıyıya doğru yer değiştiren dalga türü. Çatlayan dalga. Kıran şey veya kimse. Kinci. Ezici. Kesici. Mancana (gemi). Kırma makinesi.
Igniter : Yemleme barutu. Fünye. Tutuşturucu. Ateşeleme mekanizması. Ateşleme bujisi.
Destructor : Tahrip eden. Yok eden. Yıkıcı. Çöp yakma fırını. Çöp fırını.
Bursting : Patlama. Geçit açıcı. Patlayacak veya altına edecek gibi (çişi gelmiş). Patlak. Püsküren. Açılma (refrakter). Yıkıcı. Patlayan.
Abort : Bitirmeden durdurmak. Dölütünü düşürtmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Yarımcık saklamak. Baş tutmamak. Gelişememek. Dayandırmak. Bir işi yarım bırakmak. Uşak salmak. Lağvetmek.
Exploder : Atıcı. Bir patlamaya sebep olan şey. Kapsül. Patlayan şey. Ateşleme tertibatı. Detonatör barut hakkı. Ateşleme makinesi. Funya.
Breakers : Dev dalga. Mancana (gemi). Kıran şey veya kimse.
Firer : Belirli bir şekilde ateş eden silah (ör. tek tek ateş eden, seri ateş eden). Ateş eden kimse. Ateş yakan kimse. Nişancı. Silahı ateşleyen kimse. Atıcı.
Crusher : Ufalayıcı. Öğütücü. Darbe. Konkasör. Vuruş. Sıkma makinesi. Kırma makinesi. Ezici.
Burster synonyms : rocket propellant, rocket fuel, rocket propellent, bursting charge, harshest, explosive charge, firers, blasters, absolute device, cracker, hurtful, acid, striker, accent bar, shot, harsher, bursters, access key, access control entry, detonator, absolute loader, detonations, abbreviate, access control, ac adapter, undercharge, detonative, access mechanism, acception, galling, cosaque, magneto, disobliging.
Burster ingilizce tanımı, definition of Burster
Burster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One that bursts.

Bu kısımda Burster kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burster ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burster anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burster ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.