Bushes türkçesi Bushes nedir

  • Belli bir gövdesi olmayan, alçak boylu, odunsu ve yaşadığı yörenin iklim ve toprak koşullarına göre birçok türü bulunan yoğun bitkisel örtü.
  • [#çalılı Çalılık].
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Bushes ile ilgili cümleler

English: Ali was hiding in some bushes.
Turkish: Ali bazı çalılıklarda saklanıyordu.

English: We have some rose bushes in front of our house.
Turkish: Evimizin önünde birkaç gül fidanı var.

English: Ali didn't notice Mary hiding in the bushes.
Turkish: Ali Mary'nin çalılıklarda saklandığını fark etmedi.

English: The cat lay hidden in the bushes.
Turkish: Kedi çalıların içinde gizlenmiş yatıyordu.

English: Ali jumped into the bushes.
Turkish: Ali çalıların içine atladı.

Bushes ingilizcede ne demek, Bushes nerede nasıl kullanılır?

Beat the bushes : Çok uğraşmak. Fellik fellik aramak. Altını üstüne getirmek. Didik didik aramak. Çalışıp didinmek. Çok didinmek. Aramak.

Dive into the bushes : Çalılıklara dalmak.

Ambushes : Pusuda beklemek. Pusuya yerleştirmek. Pusu kurmak. Tuzak. Tuzak kurmak. Pusuya yatmak. Pusu. Pusuya düşürmek.

Rosebushes : Gül ağacı. Gül çalısı.

Tarbushes : Ortadoğuda müslüman erkeklerin taktığı fese benzeyen bir çeşit şapka.

Busheling : Bir ölçü birimi (ağırlık). Buşel. Onarmak. Hububat kapasitesi ölçümü. Biçimini değiştirmek giysi. 4/5 kile. Kile.

 

Bushels : Bir ölçü birimi (ağırlık). Onarmak. 4/5 kile. Biçimini değiştirmek giysi. Ölçek (buğday vs.). Hububat kapasitesi ölçümü. Buşel. Kile.

Be bushed : Çok yorgun olmak. Hoşaf gibi olmak.

Busheled : 4/5 kile. Buşel. Kile. Onarmak. Biçimini değiştirmek giysi. Bir ölçü birimi (ağırlık). Hububat kapasitesi ölçümü.

Ambushed : Pusuya düşürülmüş. Pusuya düşmüş. Pusuya yerleştirmek. Tuzak kurmak. Pusuya düşürmek. Pusuya yatmak.

İngilizce Bushes Türkçe anlamı, Bushes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bushes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü.

Palma christi : Hintyağı.

Camelia : Kamelya.

Hawthorn : Beyaz diken. Geyik dikeni. Akdiken. Geviş. Beyazdiken. Alıç. Edren. Diken.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Sumach : Sumak. Somak. Anacardiaceae familyasından, 1-3 m yükseklikte, olgunlukta kırmızı renkli ve ekşi olan meyveleri sumak ekşisi baharatı olarak kullanılan bir tür.

Artemisia : Artemis. Hoş kokulu bitki.

Wicopy : Kuzey amerika'da yetişen küçük sarı çiçekleri olan funda.

Marsh tea : Girit ladeni (botanik terimi).

Bushes synonyms : solanum macranthum, piptadenia macrocarpa, coyote brush, laurel sumac, caesalpinia decapetala, solanum wrightii, crystal tea, arrow wood, aristotelia racemosa, cranberry tree, chamaedaphne calyculata, kei apple bush, shallon, wax myrtle, minnie bush, myrica gale, chilean flameflower, francoa ramosa, beauty bush, kochia scoparia, manzanita, astroloma humifusum, datura suaveolens, chile nut, rauvolfia, white titi, buckler mustard, governor's plum, hibiscus farragei, mahonia aquifolium, needle bush, salsola kali, batoko palm.

 

Bushes zıt anlamlı kelimeler, Bushes kelime anlamı

Untouched : El değmemiş. Bozulmamış. Bakir. El sürülmemiş. Bakire. Rötuşsuz. Etkilenmemiş. Azra. Ellenmemiş. Dokunulmamış.

Bushes antonyms : ungroomed.