Butterflies türkçesi Butterflies nedir

  • Kelebek.
  • Kelebekler.
  • Trol ağının ön iki yanında maçalarla omuz bölgesi arasında yer alan bölüm.
  • Kanat.

Butterflies ile ilgili cümleler

English: I already have butterflies in my stomach.
Turkish: Zaten çok heyecanlıyım.

English: How long do butterflies live?
Turkish: Kelebekler ne kadar yaşar?

English: Caterpillars transform into butterflies while they're in a cocoon.
Turkish: Tırtıllar koza içerisindeyken kelebeğe dönüşür.

English: I have some butterflies in my stomach.
Turkish: Yüreğim pır pır ediyor.

English: These butterflies are rare in our country.
Turkish: Bu kelebekler ülkemizde nadirdir.

Butterflies ingilizcede ne demek, Butterflies nerede nasıl kullanılır?

Butterflies in the stomach : Sinirli gerilim veya heyecan durumu. Mideye kramplar girmesi hali.

Has butterflies in his stomach : Heyecanlı. İçi pır pır ediyor. Sinirleri gergin.

Brush footed butterflies : Alaca kelebekler. Fırça bacaklı kelebekler. Kanatları alaca, tırtılları dikenli, birinci çift bacakları körelmiş olup, otçul türleri de bulunan kelebekler familyası; dört ayaklı kelebekler, fırçabacaklı güveler. (kurtçuk evresinde deri ve göz yangısı yapabilenleri de vardır.).

Moths and butterflies : Pul kanatlılar. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (rerygota) alt sınıfından vücutları pullarla ya da sık tüylerle kaplı, ağız parçaları emmeye elverişli, kanatları geniş ve sayısız, küçük, çekici renkli pullarla örtülü olan, tam başkalaşım gösteren, lahana kelebeği (pieris brassica), küçük tavus kelebeği (saturnia pavonia), büyük tavus kelebeği (s.pyri), gündüz tavus kelebeği (vanessa oi), akşam tavus kelebeği (smerinthus ocellata), kuyruklu kelebek (papillio machaon), un güvesi (ephestia kuhniella), giysi güvesi (tineola biseliella), kürk güvesi (tinea pellionella), apollon kelebeği (parnassius apollo), evcil ipek böceği (bombyx mori) türleri iyi bilinen bir takım. kelebekler, güveler.

 

Swallowtail butterflies : Tırtıl çağında tarım ve orman bitkileriyle beslenerek gelişen birçok türü nedeniyle önem verdiğimiz, süslü kelebekler familyası. Kuyruklu kelebekler.

Butterfly net : Balıkçı kepçesi. Kepçe.

Butterfly dog : Kelebek köpeği. Fransa’dan köken alan, avrupa'da 700 yıl öncesine uzanan tarihiyle en eski ırklardan birisi olan, kuyruğu uzun, tüylü ve sırtta kıvrık taşınan, tüyleri uzun ve gösterişli, rengi beyaz üzerinde kızıl hariç her renkten lekeler görülebilen, lekeleri her iki gözü ve kulağı da önlü arkalı kaplayan, kulakları kelebeğe benzeyen ve dik veya düşük taşınan, kulaklarının görüntüsünden dolayı kelebek köpeği olarak da anılan, burun kısmı kısa ve çok az sivri, burun bandı belirgin ve beyaz renkli, sahibini çok sahiplenen, itaatkar, canlı ve sevgi dolu, zeki, dikkatli bir ifadeye sahip ve dengeli, bekçi köpeği ve ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, papillon köpeği.

 

Butterfly nut : Kelebek somun.

Butterfly : Yere koşut bir biçimde kollarla uçarmış gibi hareketi gerektiren zor bir atlama türü. Kelebek. Kesip iki yana doğru açmak.

Butterfly effect : Kelebek etkisi.

İngilizce Butterflies Türkçe anlamı, Butterflies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Butterflies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flipper : Yüzgeç (deniz kaplumbağalarında ve yüzen memelilerde). Yüzgeç (kaplumbağa vb.). Oymalı örtü. Devinimli örtü. Çeşitli varlıkların gölgelerini andırması için üzerinde ve kenarlarında değişik oymalar bulunan parça. Palet. Palet (yüzmek için). Büyük bir dekor parçasına menteşe ile bağlanmış daha küçük bir dekor parçası. Üzerindeki görüntüler, devinimli bir örtü işlevi üstlenen, örtülü film çeviriminde kullanılan, özel olarak hazırlanmış görüntü negatifi. Yüzgeç.

Flank : Yanında olmak. Kanadın altında bulunan alan. Her iki yanında olacak şekilde iki koldan eşlik etmek. Cenah. Yanında yer almak. Yandan kuşatmak. Yan saldırısı yapmak. Yan taarruzu yapmak. Böğür.

Alae : Ala. Kanada benzeyen yapı.

Fluke : Bal. Balina kuyruğu. Sondaj kepçesi. Şans eseri. Şans. Beklenmedik talih. Talih. Yassı balık. Beklenmedik başarı.

Hawkmoths : Güve. Hızlı uçabilen ve nektar içerken havada aynı yerde durabilen kelebek türü.

Hawkmoth : Hızlı uçabilen ve nektar içerken havada aynı yerde durabilen kelebek türü. Güve.

Flanking : Yandan. Yan. Sınırdaş. Komşu.

Throttle : Boğmak. Kısmak (gaz vb.). Kısma valfı. İstimi kesmek. Gazı kısmak. Gazı kesmek. Gırtlaklamak. Kısmak. Boğazlamak.

Airfoil : Ayrofoil. Erfoil. Kanatçık. Erfoyil. Uçak kanadı. Aerodinamik profil. Kanat ucu. Hava dümeni. Uçağın kalkış gücüne destek olmak üzere tasarlanmış eğimli yüzeylerden her biri.

Leafs : İnce madeni tabaka. Yaprak vermek. Föy. Yaprak. Sahife. Sayfa. Kanat (masada). Yapraklanmak. Varak.

Butterflies synonyms : leaf, lepidopteran, flapper, aerofoil, white admiral, butterfly valve, ala, impeller, aerofoils, flappers, impellers, throttle valve, red admiral, airfoils, butterfly.