Flanking türkçesi Flanking nedir

Flanking ingilizcede ne demek, Flanking nerede nasıl kullanılır?

Flanking action : Yan hareketi.

Flanking fire : Yan ateşi. Yandan ateş.

Flanking movement : Kanattan gelen hareket. Kenardan gelen hareket.

Outflanking : Becerikli bir manevra ile üstün gelen. Avantaj elde eden. Rakibe beklenmedik saldırı yapmak amacıyla yandan veya her iki yandan yapacak şekilde bir konuma gelen (askeri). Üstünlük sağlayan.

Flank attack : Kanat taarruzu. Yan taarruzu. Yan saldırısı. Yan hücum. Kuşatıcı taarruz. Yandan sakdırmak. Kenara taarruz etmek. Yandan kuşatma.

Fossaparalumbal laparotomy flank approach : Açlık çukurluğundan bir kesi yapılarak karın boşluğuna girilmesi, fossa paralumbal laparotomi. Açlık çukurluğundan karnın açılması.

Flankers : Kanatları koruyan kimse veya şey. Bilinen bir markanın altında piyasaya çıkarılan yeni ürün. Kenarlara yerleştirilmiş muhafız. Alt ürün. Bir kanadı savunan güçlendirilmiş istihkam faaliyeti.

Flank : Yandan desteklemek. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kanadın altında bulunan alan. Cenah. Yan taarruzu yapmak. Her iki yanında olacak şekilde iki koldan eşlik etmek. Yandan kuşatmak. Yanmak. Kıvrım kanatları.

 

Left flank : Sol yan.

Flank march : Yan yürüyüş.

İngilizce Flanking Türkçe anlamı, Flanking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flanking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preparation : Tedarik. Hazırlık yapma. İhzarat. Hazırlık. Endüstriyel kuruluşlarca, standart bir biçim ve ambalaj içinde ve üretenin koyduğu adla pazarlanmış ilaç, preparat. Bir oyunda gelişecek olayları önceden ortaya atıp onları birden olmuş gibi göstermekten kaçınmak; gelişmelerine inandırıcılık vermek. (sahne çalışmasından önce dramatürgi, sahne düzeni, dekor, giysi, makyaj, sahne tekniği, ışık, efekt v.b.). Hazırlanma. Sahne çalışmasına geçmeden önce oyunun özüne ve biçimine ilişkin olan ön çalışma. yazarın önemli bir olayı inandırıcı yapabilmek için daha önceden bir olayı ortaya çıkaracak- nedenleri gösteren hazırlığı. Hazırlanış. Basur ilacı.

Adjoint : Ek. Bitişik. Eklenik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eklenmiş. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Mücavir. Yardımcı. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi.

Neighbored : Bitişik. Yanında olmak. Bitişik olmak. Komşu olmak. Yaklaşmak.

Cockeyed : Çarpık. Saçma. Sarhoş. Şaşı (göz). Yatık. Budalaca (argo terim). Salak. Aptal. Şaşı.

Askew : Eğri. Eğri olarak. Çarpık olarak. Çarpık. Yanlamasına. Yana doğru.

Conterminous : Ortak sınırları olan. Bitişik. Ortak sınırı olan. Aynı bölgeye sahip olan. Sınırında. Hem sınır. Aynı sınırları olan. Aynı sınırlara sahip olan.

 

Bordering : Çerçevelemek. Demeye gelmek. Sınırlayan. Sınır koymak. Kenar geçirmesi. Kıyısı olan. Sınır komşusu olmak. Bitişik olmak. Benzer olmak.

Behalf : Biri adına. Leh. Namına. Biri lehine. Adına. Yerine. Biri lehinde. Taraf. Biri namına.

Flappers : Pencere kanadı. Kabuklu hayvanların kuyruğu. Çarpma plakası. Dağılma plakası. Dağınık saçlı genç kız. El. Menteşeli kanatçık. Keklik yavrusu. Geniş yüzgeç.

Aslant : Bir yana doğru. Yanlamasına. Meyilli biçimde. Meyilli olarak. Eğri. Meyilli. Eğri olarak.

Flanking synonyms : birth prevention, laterals, next to, aerofoil, edgewise, lateral, adjacent to, awry, batch, adjacent, scheduling, sideling, programming, airfoil, leaf, programing, contiguous, neighboring, readying, auxiliary, broadside, neighbor, borderings, alae, asquint, adjoining, lateralis, aerofoils, family planning, flipper, flank, sidewards, askant.

Flanking zıt anlamlı kelimeler, Flanking kelime anlamı

Quiet : Kandırmak. Huzurlu. Yatıştırmak. Kuytu. Sessiz. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Sakinleşmek. Dindirmek. Durgun. Susmak.

Horizontal : Düz. Ufki. Horizontal. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay yerleştir. Yatay düzlem. Yatay. Ufka ait. Yatay çizgi.

Vertical : Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Şakuli. Dik, dikey. Amudi. Tepede olan. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Eğikliği 90° olan katman. Düşey düzlem. Dikey. Düşey.