Flappers türkçesi Flappers nedir

  • Dağılma plakası.
  • Sineklik.
  • Çarpma plakası.
  • Menteşeli kanatçık.
  • El.
  • Kabuklu hayvanların kuyruğu.
  • Kanat.
  • Geniş yüzgeç.
  • Dağınık saçlı genç kız.
  • Keklik yavrusu.
  • Pencere kanadı.

Flappers ingilizcede ne demek, Flappers nerede nasıl kullanılır?

Flapper : Kabuklu hayvanların kuyruğu. Çarpma plakası. Dağınık saçlı genç kız. Pencere kanadı. Çarpan şey. Menteşeli kanatçık. Geniş yüzgeç. Sineklik. Keklik yavrusu. Kanat.

Flapped : Zırvalamak. Sallanmak. Kanat çırpmak. Titrek ünsüz. Titrek. Savurmak. Telaşlanmak. Sinirlenmek. Dil sırtını geriye doğru kabarıp, kenarlarının diş- ön damak sınırında yer aldığı sırada, dil ucunun diş etine hafifçe çarpması ve aradan geçen havanın titremesi ile oluşan akıcı r ünsüzü.

Flappable : Kolayca üzülen. Hassas. Kolay incinen. Kırılgan. Alıngan.

Flappier : Sarkık. Gevşekçe asılı. Gevşek. Sallanan. Kanat çırparak. Çırpınarak.

Flappiest : Çırpınarak. Gevşekçe asılı. Sallanan. Kanat çırparak. Sarkık. Gevşek.

Flapping of wings : Kanatların çırpılması. Kanatlı bir hayvan uçmak için kanatlarını kullandığında çıkan ses.

Unflappable : Temkinli. Soğukkanlı. Şaşmaz. Sakin.

Unflappably : Soğukkanlı bir şekilde.

Flap off : Kanat çırparak uzaklaşmak.

Flap hinge : Kelebek menteşesi.

 

İngilizce Flappers Türkçe anlamı, Flappers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flappers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forefoot : Önayak. Çene. Ön ayak.

Leaf : Folyo. İnce madeni tabaka. Yaprak. Yapraklanmak. Kanat (masada). Kanat (masa). Sayfa. Varak.

Flapper : Çarpan şey.

Fins : Yüzgeç. Palet. Beş dolarlık banknot. Fitiller (hadde). Kanat (uçak).

Fist : Yumruk. Girişim. Avuçlamak. Yumruklama. Kalecinin topu tutamayacağı durumlarda yumrukları ile uzaklaştırması. El yazısı. Muşta. Yumruklamak. Teşebbüs.

Window sash : Pencere pervazı. Pencere çerçevesi. Pencere kasası.

Mosquito net : Sinek teli. Cibinlik.

Miss : Iska. Iska geçmek. Özlem duymak. Matmazel. Karavana. İsabet etmeme. Özlemek. Anlamamak. Bayan (evlenmemiş). Hanım.

Young woman : Genç kadın.

Flappers synonyms : fille, cheir, manual, ala, screen door, sash, fin, fists, hand hold, laudator, sashes, aerofoils, swats, casements, lauder, alae, young lady, extoller, swat, bunch of fives, hand held, aerofoil, flyswatter, impellers, impeller, flanking, flypapers, flyswat, sashing, hands, flipper, airfoil, applauder.