Kanatçık nedir, Kanatçık ne demek
- Küçük kanat

- Kuşların başparmak ve birinci parmak kemiklerine bağlı teleklerinin bütünü.
- Baklagillerin çiçek tacında bulunan, yan iki taç yapraktan her biri.
Fransızca'da Kanatçık ne demek?:
aileron
Osmanlıca Kanatçık ne demek? Kanatçık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
palet, kanat
Kanatçık hakkında bilgiler
Kanatçık (İngilizce: aileron), uçaklarda yuvarlanma/yatma hareketinin gerçekleşmesini sağlayan kumanda yüzeyi.
Uçağın uçuş sırasındaki tüm hareketleri uçak üzerindeki basınç dağılımına bağlıdır. Sabit kanatlı bir uçak için temel kontrol yüzeyleri, bu yüzeylerin akışa karşı durup onu bozması ve böylece yüksek basınçlı bir bölge oluşturma prensibiyle çalışırlar. Kontrol yüzeylerinin çalıştığı durumlarda uçağın iki zıt tarafındaki basınç simetrisi bozulur ve bu da istenen hareketi sağlar.
Yatırgaçlar, kanat uçlarının firar kenarına yerleştirilirler ve birbirlerine zıt yönde çalışırlar. Pilot, lövyeyi sola eğdiğinde soldaki yatırgaç kalkar, sağdaki yatırgaç ise iner. Sağdaki kanatta kısmi bir bölgede kamburluk arttığı için sirkülasyonun şiddeti artar ve uçak sola yatar. Yatırgaçlar sıfır konuma gelmediği müddetçe uçak yuvarlanma hareketi yapmaya devam eder.
Yatırgaçların kanat uçlarına, flapların ise kanat diplerine yerleştirilmesinin temel sebebi, flapların aynı yönlü, yatırgaçların ise zıt yönlü çalışmasıdır. Yatırgaçlar zıt yönlü çalıştıkları için, çalışmaları esnasında kanatta bir yükleme meydana getirmezler. Ayrıca kanat uçlarında olması kuvvet çarpı kuvvet kolu prensibince daha yüksek moment oluşturmalarını sağlarlar. Bu da yatırgaçların verimini arttırır. Flaplar ters çalıştığı için kanatları üste katlamaya meyilli bir gerilme oluştururlar. Onların da kökte olması bu gerilmenin oluşturduğu momentin yine aynı prensipçe düşük olmasını sağlar. Ayrıca, sivrilme oranına sahip kanatlarda kanat dipleri taşımanın büyük bir kısmını karşılar. Flapların bu bölgede olması onları daha verimli ve güçlü kılar.
Kanatçık anlamı, kısaca tanımı:
Kanat : Yan, taraf. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Angıç. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Balıklarda yüzgeç. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü.
Küçük : Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.
Baklagiller : Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu vb. badıçlı pek çok sebze ve ağacı içine alan, iki çenekli ayrı taç yapraklılardan büyük bir bitki familyası.
Çiçek : Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
Yaprak : Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.
Başparmak : El ve ayakta bulunan en kalın parmak, badem parmak.
Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse.
Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.
Kanatçıklı dip : Lambanın ortalanmasını sağlamak üzere, duya yerleşen kanatçıkları bulunan dip.
Diğer dillerde Kanatçık anlamı nedir?
İngilizce'de Kanatçık ne demek? : n. aerofoil, vane
Rusça'da Kanatçık : n. элерон (M), крылышко (N)

Bu kısımda Kanatçık nedir? Kanatçık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kanatçık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kanatçık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.