Buza nedir, Buza ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Buzağı.
Buza ile ilgili Cümleler
- Buza ihtiyacım var.
- İnek, çift başlı bir buzağı doğurdu.
- Biraz buza ihtiyacımız var.
- Sanırım daha çok buza ihtiyacımız var.
- Su buza döndü.
- Ali buzağıyı damgaladı.
- Su düşük sıcaklıklarda buza dönüşür.
- Düşük ısılar suyu buza çevirir.
- İnekler her sabah buzağılarına süt verir.
Buza ile ilgili Atasözü veya Deyim
öküzün altında buzağı aramak : olmayacak sebeplerle suç ve suçlu bulma çabasında olmak.
Buza kısaca anlamı, tanımı
Buldok buzağı : Buzağılarda bacakların kısalığı, başın büyük olması ve damağın yarık oluşuyla belirgin yapılış bozukluğu
Buzadişi : Danaburnu denilen ve bitki köklerini yiyen bir böcek.
Buzağcıoğlu : Yozgat şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Buzağı başlangıç yemi : Genç buzağıların süt emme döneminde işkembenin gelişimi ve tane yemlerdeki nişastadan uçucu yağ asitleri üretimini uyarabilmek için hazırlanmış ham proteini en az % 18, metabolik enerji değeri 2.80 Kkal/kg olan karma yem.
Buzağı besisi : Pembe, gevrek et üretimi amacıyla süt veya sıvı yemlerle beslenerek 8-10 haftalık yaşta 150-200 kg canlı ağırlığa ulaşmak için buzağılara yapılan besi.
Buzağı damı : Buzağı ahırı.
Buzağı difterisi : Kuzu ve buzağılarda, gırtlak ve yutak mukozasının nekrozu, solunum güçlüğü, yutma güçlüğü ve toksemiyle belirgin, Fusobacterium necrophorum tarafından oluşturulan toksemik enfeksiyon, dana difterisi, nekrotik stomatitis.
Buzağı ölüm oranı : Belirli dönemlerde ölen buzağı sayısının canlı doğan buzağı sayısına yüzde olarak oranı.
Buzağı sığırı : Buzağı, dana, eşek, tay ve benzerleri hayvanlardan oluşan sürü.
Buzağı verimi : Yetiştirmeye tabi tutulan ineklerin ve düvelerin sayısına bağlı olarak bir yıl içerisindeki sürüde doğan buzağıların sayısı veya yüzdesi.
Buzağıburnu : Danaburnu denilen ve bitki köklerini yiyen bir böcek.
Buzağıcı : Tekirdağ ili, Hayrabolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Buzağıdişi : Danaburnu denilen ve bitki köklerini yiyen bir böcek. [Bakınız: danaburnu].
Buzağılama : Buzağılamak işi. Gebelik süresi sonunda ineğin doğurması.
Buzağılama aralığı : Birbirini izleyen iki buzağılama arasındaki süre. Gebelik süresiyle doğum-gebe kalma aralığının toplamına eşittir. Süt sığırı işletmelerinde; doğumdan-doğuma geçen süreler toplamının doğum yapan ineklerin toplamına bölünmesiyle bulunan değer. Bu değerin 400 günü aşmaması gerekir.
Buzağılama indeksi : Sürüdeki tüm ineklerin ortalama buzağılama aralığı.
Buzağılama kolaylığı : Bir inek veya düvenin zorlanmadan buzağı doğurma yeteneği.
Buzağılarda demir eksikliği anemisi : Uzun süre inek sütü ağırlıklı veya yalnızca inek sütüyle beslenen buzağılarda demir eksikliğine bağlı olarak gelişen anemi.
Buzağıların inappetenzi : Buzağıların sindirim bozukluğu.
Buzağıların indigesyonu : Buzağıların sindirim bozukluğu.
Buzağıların sindirim bozukluğu : Daha çok 1-1.5 aylık buzağılarda, genellikle gıdaya bağlı, ön midelerde genişleme ve/veya abomazitis, nüksedici timpani, gelişme geriliği, iştahsızlık ve ishalle seyreden bir sendrom, buzağıların inappetenzi, buzağıların indigesyonu, buzağıların süt indigesyonu, anoreksiya vitulorum, indigesyones vitulorum.
Buzağıların süt indigesyonu : Buzağıların sindirim bozukluğu.
Buzağıların timpanisi : Buzağılarda sık görülen şirden ve/veya işkembede gaz birikmesiyle belirgin yetiştirme hastalığı.
Buzağılık : Dağda, taşların arasında biten, çayıra benzeyen bir ot. Yakın çayırlık, otlak. Buzağı koymaya mahsus yer. Döl yatağı. Balıkesir şehri, Susurluk belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Buzağılık çıkması : Hlk. İnekte prolapsus uteri.
Buzağılık inek : Doğuracak inek.
Buzağlık : Yakın çayırlık, otlak.
Buzağu : İnek ve benzeri hayvanların yavrusu.
Buzağu dişi : Dana burnu denilen bücek.
Buzah : Buzağı.
Buzak : Buzağı.
Buzalabut : Baharda kırlarda açan mor bir çiçek.
Buzalacı : Gebe inek, manda, gebe hayvan. (sığırlar için) Gebe.
Buzalaçı : Gebe inek, manda, gebe hayvan.
Buzalah : Kozalak.
Buzalamacı : Oyun oynarken mızıyan, mızıkçı.
Buzalamak : Doğurmak (İnek hakkında). Buzağılamak, hayvan doğurmak.
Buzalatma : Korkutma, sıkma, üzme.
Buzaleci : Gebe inek, manda, gebe hayvan.
Buzalık : Yakın çayırlık, otlak. [Bakınız: buzağılık]. Cynodon dactylor gramineae.
Buzamak : Doğurmak (İnek hakkında).
Buzana : Siyah, ince yeşil kanatlı, uçucu bir böcek.
Buzat : Bir şey: Neyiniz var? -Buzadım yok. Üşüme.
Buzav : Buzağı.
Buzavu : Buzağı.
Çarpık bacaklı buzağı hastalığı : İneklerin gebeliğin 40-7. günleri arasında acı bakla türü bitkileri tüketmeleri sonucu, doğan buzağılarda ön bacaklarda çarpıklık, tortikollis, bilek dikleşmesi, damak yarığı, üst çene kemiği kısalığı, skoliozis, kaburgalarda biçim bozuklukları ve kifozisle belirgin iskelet bozukluğu, artromiyodisplasiya kongenita.
Doğmamış buzağı karkas ürünleri : Kesilen ineklerden alınan doğmamış buzağıların bütün karkasından elde edilen, derisi hariç, bütün karkasın öğütülmüş, doğal durumu değiştirilmiş veya taze dondurulmuş biçimi.
Geyik buzağılemek : Güneşli havada yağmur yağmak.
Granülositopenik buzağı hastalığı : Sindirim kanalında nekroz ve kanamayla birlikte, kemik iliğinin baskılanması sonucu oluşan nötropeni, trombositopeni ve ikincil enfeksiyonlara yatkınlıkla belirgin kesin nedeni bilinmeyen hastalık.
Japonya siyah buzağılarının kardiomiyopatisi : Kalpte sol karıncıkta yaygın dejenerasyon, nekroz ve genişlemeyle birlikte, hidroperikard, hidrotoraks, asites, akciğer ödemi ve solunum güçlüğü bulgularıyla seyreden Japonya Siyah buzağılarında görülen, otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık.
Karnından buzalamak : Aşırı yorgunluktan güçsüz kalmak.
Kılsız buzağı sendromu : Boyun, omuz ve göz çevresindeki deride kalınlaşma, alopesi, tırnakların aşırı büyümesi, aşırı salivasyon ve beden zayıflığıyla belirgin otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık, kalıtsal epidermis displazisi.
Meşe palamudu buzağısı : Buzağılarda, annenin beslenme yetersizliğine bağlı oluşan, baş ve uzun bacak kemiklerinin kısalığı, eklem bükülmeleri ve kasların spastik olmasıyla belirgin bir cücelik çeşidi, akorn buzağı. Meşe palamuduyla beslemenin bu lezyonların oluşumundaki etkisi bulunmamaktadır.
Süt buzağılarının anemisi : Demir yetersizliği.
Süt buzağılarının tetanisi : Buzağılarda büyümenin en hızlı olduğu 2-4 aylık dönemde beslenmenin esas olarak süte dayandırılması sonucu magnezyum yetersizliği sonucu ortaya çıkan tetaniyle belirgin tablo.
Tuz buzalamak : Korkmak, heyecan duymak.
Zayıf buzağı sendromu : Yeni doğan buzağılarda zayıflık, ayağa kalkamama, çevreye karşı ilgisizlik, süt emememe ve kambur görünümle belirgin nedeni bilinmeyen bir hastalık.
Buzağı : Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu.
Buzağılamak : Sığır yavrulamak.
Buzağılaşma : Buzağılaşmak işi.
Buzağılaşmak : Buzağı durumuna gelmek.
Buzağılı : Buzağısı olan.
Buzağısız : Buzağısı olmayan.
Diğer dillerde Buz yarığı anlamı nedir?
İngilizce'de Buz yarığı ne demek ? : crevosse

Bu kısımda Buza nedir? Buza ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Buza tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Buza hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.