Büyüme nedir, Büyüme ne demek
"Büyüme" ile ilgili cümleler
- "Selim'in büyümesiyle ulu ağaca tırmanma özlemi de arttıkça arttı." - Halikarnas Balıkçısı
Büyüme tanımı, anlamı:
Büyüme hızı : İş gücü, doğal kaynaklar, donanım vb. temel değişkenlerin bir arada yoğrulması sonunda bir önceki yıla oranla adam başına düşen gerçek gelir artış hızı.
Doğma büyüme : Başlangıçtan beri. Doğduğundan beri.
Planlı büyüme : Planlı bir gelişmeyle mal ve hizmetlerin gittikçe bollaşması.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Büyümek : Önem ve değer kazanmak. Yaşı artmak, yaşlanmak. Sayıca artmak. Genişlemek. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak. Yetişmek. Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek.
Ağzında büyümek : Sevmediğinden veya içi almadığından bir yiyeceği yutamamak.
Baskısız büyümek : Serbest bir biçimde yetişmek.
Burnu büyümek : Kibirlenmek, büyüklenmek.
Çığ gibi büyümek : Bir olay birdenbire ve etkileyici bir biçimde büyümek.
Elinde büyümek : Büyütülmek, bakılmak. eğitilmek, bilgi, görgü ve terbiye sahibi olmak, yetiştirilmek.
Gözünde büyümek : Bir şey bir kimseye olduğundan güç veya önemli görünmek.
Karnı büyümek : Hamileliği belirgin durumu gelmek.
Lokma ağzında büyümek : Üzüntü veya iştahsızlık sebebiyle lokmasını yutamamak.
Büyüme süreci : [Bakınız: doğum süreci]
Büyüme ucu : (botanik)
Büyümeyi düzenleyici maddeler : Son derecede küçük miktarlarda bile hücre, doku ve organların büyüme oranı ve hızını etkileyen kimyasal maddeler.
Büyüme ile ilgili Cümleler
- Çiçekler büyümeye başlıyor ve her şey yeşil oluyor.
- Sorunu büyümeden halletmeli.
- Büyümek istiyorsan, çok süt içmek zorundasın.
- Büyümelisin ve biraz olgunlaşmalısın.
- Fiyat artışları reel ve nominal büyüme oranları arasındaki farkı açıklar.
- Satışlar büyümeye devam edecek.
- Ağaçların büyümesini engelleyen bir fundalık sık sık yangın tarafından oluşturulur ya da genişletilir.
- Büyümek istemiyorum.
- Büyümekte olan enerjisi olmayan bir çocuğun belki de ilaçlara ihtiyacı vardır.
- Büyümelisin.
- Ekonomi büyümeye devam ediyor.
- Büyümem gerektiği söylenilmeden sadece bir gün geçirmek istiyorum.
- Büyümeni istiyorum.
- Şirket büyümeye devam etti.
Diğer dillerde Büyüme anlamı nedir?
İngilizce'de Büyüme ne demek? : n. growth, development, increase, growing, enlargement, expansion, accretion, accrual, augmentation; juvenescence
Fransızca'da Büyüme : accroissement [le], agrandissement [le], croissance [la], crue [la], grossissement [le]
Almanca'da Büyüme : n. Wachstum, Wuchs, Zuwachs, Anwuchs, Auswuchs, Zunahme, Extension, Fortkommen, Inkrement, Berückung
Rusça'da Büyüme : n. приращение (N), разрастание (N), возрастание (N), рост (M), подрастание (N)


Bu kısımda Büyüme nedir? Büyüme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Büyüme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Büyüme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.