Cain türkçesi Cain nedir

  • Kabil.
  • Adem ve havva'nın.
  • Katil.
  • Adem'in büyük oğlu.
  • Kardeşi habil'i öldürmüş olan oğlu (incil).

Cain ile ilgili cümleler

English: Cain was evil.
Turkish: Kain kötüydü.

English: Ali was arrested for carrying 30 grams of cocaine.
Turkish: Ali 30 gram kokain taşıdığı için tutuklandı.

English: Ali was caught buying cocaine.
Turkish: Ali kokain satın alırken yakalandı.

English: Cocaine is a drug.
Turkish: Kokain bir uyuşturucudur.

English: Ali is addicted to cocaine.
Turkish: Ali kokain bağımlısıdır.

Cain ingilizcede ne demek, Cain nerede nasıl kullanılır?

Raise cain : Olay çıkarmak. Sorun yaramak. Kıyameti koparmak. Karışıklık çıkarmak. Fitne sokmak. Kargaşa çıkarmak. Ortalığı karıştırmak. Ortalığı birbirine katmak.

The brand of cain : Ölümsüzlük sembolü.

Cainic acid : Beyin ve omurilikte bulunan eksitatör bir nöromedyatör olan glutamik asidin analoğu olan madde. Kainik asit.

Cainophobia : Yenilik korkusu. Yeni olan herşeye karşı duyulan korku. Yenilikten normal olmayan bir tarzda korkma.

Cainozoic : Senozoik çağ ile ilgili. Senozoyik döneme özgü. Senozoyik dönem (en yeni jeolojik dönem, dördüncü zaman) ile ilgili olan. Dördüncü zaman.

Cainozoic era : Senozoyik dönem. En yeni jeolojik dönem.

Benzocaine : Benzokain. Banzoken. Kokusuz, hafif acı lezzetli, dilde geçici bir uyuşukluk yapan yerel anestezik olarak kullanılan beyaz kristalize bir toz. etilaminobenzoat'ın patentli adı. Anestezi amacıyla kullanılan bir bileşik. Lokal anestezide kullanılan bir madde. Benzoken.

 

Amethocaine : Ametokain.

Betacaine : Benzamin.

Cocain : Kokain.

İngilizce Cain Türkçe anlamı, Cain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assassinator : Suikastçı. Öldüren kimse.

Cutthroats : Cani. Amansız. Kıran kırana. Acımasız. Kıyasıya. Zalim. Tefeci. İnsafsız. Aydınlanmak.

Bloodshedder : Eli kanlı. Kan dökmüş olan. Katliamcı. Kanlı katil. Eli kanlı katil. Kan döken.

Blood guilty : Kan döken. Kanlı katil. Eli kanlı katil.

Cutthroat : Tefeci. Cani. Aydınlanmak. İnsafsız. Amansız. Kıyasıya. Kıran kırana. Acımasız. Zalim.

Peoples : Irk. İnsanları bir yere yerleştirmek. Ulus. Topluluk. Kavimler. Milletler. Uluslar. Halk. Kavim.

Practicable : Kullanılabilir. Kullanışlı. Yapılabilir. İcrası mümkün. Yapılması mümkün. Elverişli. Geçilebilir. Uygulanabilir.

Killer : Müthiş. Öldürücü darbe. Delikanlı. Çok çekici kimse. Çekici kadın. Öldürücü. Öldürücü hastalık. Kasap. Öldüren.

Liquidators : Tasfiye görevlisi. Sıvılaştırıcı. Cani. Tasfiye memuru. Likidatör. Tahsildar.

Cain synonyms : kabul, assassin, homicide, cut throat, liquidator, assassins, death, killers, homicides.