Liquidators türkçesi Liquidators nedir

Liquidators ingilizcede ne demek, Liquidators nerede nasıl kullanılır?

Liquidator : Tahsildar. Cani. Likidatör. Katil. Sıvılaştırıcı. Tasfiye görevlisi. Tasfiye memuru.

Liquidatation : Bir işletmenin batması veya kapanması durumunda, varlıklarının satılarak alacaklılara dağıtılması. Paraya çevirme. Taşınır veya taşınmaz varlıkların satılarak paraya dönüştürülmesi. Tasfiye.

Liquidate : Başından savmak. Ödeyip kapatmak (borcu). Yok etmek. Kurtulmak. Ödeme. Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Likide etmek. Kapatmak (bir ticaret kuruluşunu). Paraya çevirmek. Tasfiye etmek.

Liquidated : Nakit paraya dönüştürülmüş. Tamamıyla ödenmiş. Sıvı haline dönüştürülmüş. Rakamla tespit edilen. Tasfiye edilmiş olan. İflas etmiş. Tasfiye edilmiş. Kapatılmış (işletme hakkında). Yok edilmiş. Tediye edilmiş olan.

Liquidates : Ödeyip kapatmak (borcu). Sıvılaştırmak. Kurtulmak. Likide etmek. Yok etmek. Paraya çevirmek. Kapatmak. Tasfiye etmek. Başından savmak. Kapatmak (bir ticaret kuruluşunu).

Liquidating account : Borsadaki önelli işlemlerde satıcının alıcıya durumu belirtilmek için açtırdığı sayışım. Arıtma sayışımı.

 

Unliquidated : Kapatılmamış. Tasfiye olmamış. Likide olmamış. Ödenmemiş (borç). Tasfiye edilmemiş.

Be liquidated : Tasfiye edilmek.

Normal liquidation : Kolay arıtma. Batkına ilişkin mal, hak ve alacakların saptanması, bunların paraya çevrilmesi. bankadan alacaklı olanlara ilişkin hak ve ödemelerin bir sıraya konulması gibi işlemlerin başka bir yol ve yordama yer verilmeksizin arıtmanın batkınlık örgütünce yapılması.

Liquidations : Varlığın paraya çevrilmesi. Resmi tasfiye. Kapatma. Tasfiye. Likidasyon. Tasfiye benzeri işlemler. Alacak ve borçların belirlenmesi ve varlıkların paraya dönüştürülmesi ile borçların ödenmesi. Satış. Hesaplaşma. Paraya çevirme.

İngilizce Liquidators Türkçe anlamı, Liquidators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liquidators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outlaw : Yasal haklardan yoksun bırakmak. Suçlu ilan etmek. Yasadışı ilan etmek. Yasaklamak. Yasaya karşı gelen kimse. Yasal haklardan mahrum etmek. Huysuz at. Sürmek. Feshetmek. Sürgün.

Shooter : Atıcı. Altıpatlar. Nişancı. Vurucu. Avcı.

Butchered : Katletmek. Berbat etmek. Doğramak. Boğazlamak. Kesmek. Rezil etmek. Kasaplık hayvan kesmek. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Kasap.

Exactors : Mecbur tutan. Birini mahkemeye celbeden. Zorba. Kazıkçı. İcbar eden. Talep eden. -e bir başka örnek. Şantajcı. Vergi tahsildarı.

Felonious : Suçla ilgili. Kasıtlı. Cürümle ilgili. Suça yönelik. Canice. Suçlu.

Ripper : Sökücü. Kesici. Yırtıcı.

Murderer : Adam öldüren kimse. Adam öldüren. Kıyacı.

Collector : Yapının çeşitli bölümlerine giden ya da gelen boruları birleştiren, büyük çaplı boru parçası. Kolleksiyoncu. Toplayıcı. Gerçek veya tüzel bir kişilik adına para toplamakla görevli kişi. Fizik, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Toplayan. Bir akım üretecinde göbeğin akımı toplayıp fırçalara aktaran, aralarına birer yalıtkan yerleştirilmiş bakır dilimlerden oluşan uç parçası. Toplayan kimse. Yardım toplayan kimse.

 

Crook : Kıvırmak. Bükülmek. Çoban değneği. Dolandırıcı. Kıvrılmak. Piskopos asası. Kanca. Madrabaz. Sahtekar. Dirsek.

Fratricide : Kardeş katili. Kardeş öldürme. Kendi kardeşini öldürme. Kardeş katilliği. Kardeş öldürme suçu. Kardeşini öldürme.

Liquidators synonyms : mass murderer, serial murderer, hired gun, hitman, gun for hire, assassinator, homicide, death, lawbreaker, criminal, debt colector, bagman, adjuster, liquidiser, cutthroat, conservator, liquidating agent, liquefier, assassin, liquefactive, parricide, triggerman, administratrix, bagmen, liquidator, receiver, gunman, cain, killer, liquidizer, malefactor, collectors, hatchet man.