Cajaput türkçesi Cajaput nedir

  • Hoş kokulu bir yağ üreten ve parfüm ve ilaç sanayiinde kullanılan küçük avustralya ağacı veya çalısı (ayrıca cajeput).

Cajaput ingilizcede ne demek, Cajaput nerede nasıl kullanılır?

Cajaputs : Hoş kokulu bir yağ üreten ve parfüm ve ilaç sanayiinde kullanılan küçük avustralya ağacı veya çalısı (ayrıca cajeput).

Cajal method : Cajal yöntemi. Astrositlerin altın klorit-cıva klorit bileşiğiyle ortaya konmasında kullanılan histopatolojik boyama yöntemi.

Cajeput : Mersin ağacı ailesinden avustralya'ya özgü bir ağaç. Küçük avustralya ağacı veya çalısı.

Cajeputol : (kimya) sinol (belirli yağlarda bulunan madde).

Cajole : Kandırmak. Aldatmak. Tatlı sözlerle kandırmak. İkna etmek. Razı etmek. Güzel sözle aldatmak. Tatlı sözle kandırmak. Tavlamak. Yatıştırmak.

Cajolement : Ayartma. Yaltaklanarak ikna etme. Tatlı sözlerle kandırma. Baştan çıkarma. Cazibe.

Cajolery : Tatlı sözle kandırma. Kandırma. Güzel sözlerle aldatma.

Cajoler : Ayartan kimse. Yağcı. Kandırıcı kimse. Dalkavuk. Baştan çıkaran.

Cajole out of : Kandırmak.

Cajoled : Aldatmak. Yatıştırmak. Güzel sözle aldatmak. Tatlı sözlerle kandırmak. İkna etmek. Razı etmek. Tatlı sözle kandırmak. Kandırmak. Tavlamak.

İngilizce Cajaput Türkçe anlamı, Cajaput eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cajaput ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hurl : Fırlatıp atmak. Fırlatmak.

Cast : Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Rol dağılımı. Rol dağıtmak. Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi.

Impel : Devindirmek. Yöneltmek. Zorlamak. Harekete geçirmek. Sevketmek. Sevk etmek. İtmek. Sürmek.

Propel : Yürütmek. İleriye itmek. İleri sürmek. Sevk etmek. İleri doğru sürmek. Sevketmek. İtmek. İleriye doğru sürmek.

Sling : Gırgır avcılığında ağı çekmede kullanılan her iki ucu birbirine bağlı halat parçası. Asmak. Halatla çekmek. İple asmak. Sapan. Fırlatmak. İzbiro. Sapanla (taş) atmak. Giysiyi omuzuna atmak. Askıya almak.

Hurtle : Savurmak. Hızla atmak. Hızla uçurmak. Hızla fırlatmak. Ses yapmak. Fırlamak. Kuvvetle uçurmak. Son sürat gitmek. Çarpmak. Fırlatmak.