Hurl türkçesi Hurl nedir

Hurl ingilizcede ne demek, Hurl nerede nasıl kullanılır?

Abuse at somebody hurl : Küfür etmek.

Hurled : Fırlatmak. Yağdırmak. İrlanda hokeyi oynamak. Hızla atmak. Savurmak. Atma. Kusmak. Fırlatma. Savurmak (tehdit, küfür vb'ni). Atmak.

Hurler : Fırlatan. Atan kimse. Savuran. Fırlatıcı.

Hurlers : Atan kimse. Savuran. Fırlatan. Fırlatıcı.

Hurling : Fırlatma. İrlanda hokeyi.

Churls : Ayı. Hanzo. Kaba adam. Cimri. Hödük. Hödük (argo terim). Köylü. Cimri kimse. Hayvan. Pinti herif (argo terim).

Hurly burly : Gürültü. Rezil. Har gür. Har hur. Kargaşa. Karmakarışık. Velvele. Hır gür. Gürültülü. Darmaduman.

Churl : Ayı. Cimri kimse. Cimri. Hödük. Kaba adam. Hayvan. Hödük (argo terim). Pinti herif (argo terim). Köylü. Hanzo.

Churlishness : Nobranlık. Eğitimsizlik. Kabalık. Terbiyesizlik.

Hurls : Fırlatmak. Savurma. Yağdırmak. Savurmak. Kusmak. Atma. İrlanda hokeyi oynamak. Fırlatma. Hızla atmak. Atmak.

İngilizce Hurl Türkçe anlamı, Hurl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hurl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast : Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi. Rol dağılımı. Rol dağıtmak. Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak.

 

Bowl : Kadeh. Yuvarlamak. Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı. Bowling oynamak. Çanak. Dokuz kuka oyunu. Yolunda gitmek. Top (bowling vb.). Kase. Şaşırtmak.

Flings : Sallamak. Düşünmek. Savurmak. Savurmak (kollarını). Atmak. Girişmek. Atılmak. Yaymak. Yıkmak. Hızla atmak.

Bunging : Dövmek. Tıpa. Tapalamak. Tapa. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıpalamak. Hırpalamak. Savurmak. Tıkamak.

Chucking : Atmak. Aynaya bağlama. Savurmak. Son vermek. Çenesini okşamak. Gıdaklamak. Bırakmak.

Catapulting : Mancınık. Katapült uçak. Vurmak. Mancınıkla atmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Sapan. Atmak.

Belched : Duman çıkarmak. Çıkarma. Çıkarmak duman. Çıkarmak (duman). Püskürtmek. Geğirmek. Fışkırmak. Püskürmek. Geğirti.

Throw : Örtü. Uzaklık. Düşürme. Kaçırmak. Yere atmak (güreşçi veya at). Atış. Dikey atım. Yöneltmek. Alıcının merceği ile konu arasındaki uzaklık. göstericinin merceği ile görüntülük arasındaki uzaklık.

Hurtle : Fırlamak. Son sürat gitmek. Hızla fırlatmak. Çarpmak. Hızla hareket etmek. Ses yapmak. Hızla atılmak. Hızla uçurmak. Savurmak.

Fling out : Silkinmek. Yüzüne söylemek. Yüzüne karşı söylemek. Ani hareket etmek. Binicisini atmak. Uzatıvermek (kollar). Atmak.

Hurl synonyms : dart, bungs, bung, cast away, riposte, lunge, bunged, thrust, belch, precipitate, throw out, belches, chuck, catapulted, sling, fling away, catapults, catapult, move, chucked, dash, chuck away, crash, throw outs, fling.

Hurl zıt anlamlı kelimeler, Hurl kelime anlamı

 

Stand still : Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak.

Hurl ingilizce tanımı, definition of Hurl

Hurl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To send whirling or whizzing through the air. To throw with violence. A fling. As, to hurl a stone or lance. A cast. To hurl one`s self. The act of hurling or throwing with violence. To go quickly. To drive with great force.