Flings türkçesi Flings nedir

Flings ingilizcede ne demek, Flings nerede nasıl kullanılır?

Riflings : Namlu içerisine çekirdeği kendi ekseninde döndürerek stabilize etmek için açılan yivler ve bunlar arasında oluşan setler. Yiv-set sayısı. Yiv. Yiv ve setler.

Triflings : Az. Saçma. Ufak. Üstünkörü. Küçük. Cüzi. Kıçı kırık. Kıvır zıvır. Asılsız. Ehemmiyetsiz.

Fling away : Saçıp savurmak. Atmak. Fırlatıp atmak. (birisini) yana doğru ittirmek. Dışarı fırlatmak. Boşa harcamak. Dışarı atmak.

Fling dirt at somebody : Çamur atmak. İftira atmak.

Fling down the gauntlet : Meydan okumak. Düelloya davet etmek.

Fling open : Açık atmak. Serbest atmak. Hızla ve zorla açmak.

Fling on : Omzuna almak (giysi). Sırtına almak (giysi).

Fling mud at : Çamur atmak. Aşağılamak. Birisine herkesin arasında kötü davranmak. Birine hakaret etmek.

Fling out : Uzatıvermek (kollar). Yüzüne karşı söylemek. Ani hareket etmek. Binicisini atmak. Fırlatıp atmak. Fırlatmak. Atmak. Silkinmek. Yüzüne söylemek.

At full fling : Son hızda.

İngilizce Flings Türkçe anlamı, Flings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Burst : Boşanmak (gözyaşı). Patlak vermek. Kağıt ayırmak. Patlak. Ortaya çıkmak. Aniden açmak. Fışkırmak. İnfilak etmek. Patlama.

Fling out : Silkinmek. Binicisini atmak. Yüzüne söylemek. Uzatıvermek (kollar). Yüzüne karşı söylemek.

Edge : Yan yan gitmek. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kenarına bordür yapmak. Yan yan ilerlemek. Eşik (kıyamet veya sorun vb). İlerletmek. Kenar yapmak. Kıyı. Keskin kenar. Köşe.

Belched : Fışkırmak. Duman çıkarmak. Püskürtmek. Çıkarma. Çıkarmak (duman). Geğirti. Püskürmek. Çıkarmak duman. Geğirmek.

Bunging : Tapa. Tıpa. Hırpalamak. Tapalamak. Tıkamak. Tıpalamak. Dövmek. Ağzını tıpa ile kapamak.

Capsizing : Alabora etmek. Ters dönmek. Alabora olmak. Değişivermek. Alabora. Alabora oluş. Alabora olarak. Alabora olma. Devrilme.

Embark on : -a başlamak. Benimsemek. Başlamak. -a girişmek. -mak için kolları sıvamak. -e girişmek.

Circulate : Yayılmak. Devirdaim olmak. Sürümde olmak (para). Dolaşmak (kan veya hava). Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Yayılmak (haber). Tedavül ettirmek. Tedavül etmek. Dolaşmak. Deveran etmek.

Adventured : Riske atmak. Macera. Tehlikeli iş. Serüven. Avantür. Yeltenmek. Sefer. Tehlikeye atmak. Vurgunculuk.

Bungs : Tıkamak. Hırpalamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Fıçı tapası. Tıpalamak. Tapa. Tapalamak. Tıpa.

Flings synonyms : outer boundary, sky, adventure, hurl, bethink, defeats, conveys, cast away, hurtles, axe, cast offs, throw outs, capsizes, begun, yerk, chuck away, apply, crumple, catapult, allows, brandish, dash, begin singing, flirt, belch, be worried, flip, dangles, pantler, flap, attack, booms, blow about.

 

Flings zıt anlamlı kelimeler, Flings kelime anlamı

Detach : Çıkarmak. Ayırmak. Özel görevlendirmek. Sökmek. Ayrılmak. Çıkmak. Kaldırmak. Kesip ayırmak. Çözmek.

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak.