Fling out türkçesi Fling out nedir

  • Fırlatıp atmak.
  • Yüzüne söylemek.
  • Silkinmek.
  • Atmak.
  • Ani hareket etmek.
  • Uzatıvermek (kollar).
  • Fırlatmak.
  • Binicisini atmak.
  • Yüzüne karşı söylemek.

Fling out ingilizcede ne demek, Fling out nerede nasıl kullanılır?

Fling : Fırlamak. Yaymak. Atış. Düşünmek. Yıkmak. Devirmek. Sallamak. Hızla atmak. Girişim. Çılgınça zaman.

Out : Ortaya çıkmak. Kovmak. Bayılmak. Dışarıda. Çıkarmak. Yanmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı atmak. Çıkış. Meydana çıkmak.

Fling away : Dışarı atmak. Atmak. Boşa harcamak. Fırlatıp atmak. (birisini) yana doğru ittirmek. Saçıp savurmak. Dışarı fırlatmak.

Fling dirt at somebody : Çamur atmak. İftira atmak.

Fling down the gauntlet : Düelloya davet etmek. Meydan okumak.

Fling down the glove : Düelloya davet etmek. Meydan okumak.

İngilizce Fling out Türkçe anlamı, Fling out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fling out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast offs : (ilmek) iğneden çıkarmak. Örgüde ilk ilmeği atmak. Örgüye başlamak. Terk etmek. İlişkisini kesmek. Çıkarıp atmak. Çıkarmak. İlmek atmak. Reddetmek.

Bunging : Tapa. Tıkamak. Tapalamak. Hırpalamak. Tıpa. Dövmek. Ağzını tıpa ile kapamak. Savurmak. Tıpalamak.

Lurch : Birdenbire sallanma. Yalpa vurmak. Yalpalayarak yürümek. Sallana sallana yürümek. Yalpa. Sendelemek. Yalpalamak. Zor durum. Yalpalama. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında).

 

Belch : Püskürmek. Çıkarmak (duman). Çıkarma. Fışkırmak. Geğirti. Püskürtmek. Duman çıkarmak. Çıkarmak duman. Geğirmek.

Cast aside : Başından savmak. Kenara koymak. Başından atmak. Bir kenara bırakmak. Kenara atmak. Kurtulmak. İhmal etmek. Terketmek. Kenara itmek.

Talk turkey : Sadede gelmek. Dobra dobra konuşmak. Açık konuşmak. Ciddi bir şekilde veya ciddi konuşmak.

Lurches : Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Birdenbire sallanma. Sendelemek. Sallanmak. Yalpalayarak yürümek. Yalpa vurmak. Zor durum. Yalpalamak. Sallana sallana yürümek.

Bung : Tıkaç. Tıpalamak. Fıçı tapası. Tapalamak. Savurmak. Tıkamak. Hırpalamak. Tapa.

Throw outs : Söylemek. Dışarı atmak. Rahatlıkla söyleyivermek. Çöp atmak. Reddetmek. Kovmak. Ortaya atmak. Çıkarmak. Kapı dışarı etmek.

Catapult : Sapan. Topun bulunmasından önce, kaleleri dövmek için taş gülle fırlatmakta kullanılan bir tür büyük sapan. Katapült uçak. Mancınıkla atmak. Mancınık. Vurmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili.

Fling out synonyms : bungs, catapulting, fling off, fling away, flung, cashiered, fling, chuck away, flings, hurl, belches, catapults, bunged, flinging, shake oneself, axe, lurched, catapulted, cast away, lurching, cast off, chucked, chuck, chucking, shake off, throw out, cast out, belched, cashier, cashiering, yerk.