Silkinmek nedir, Silkinmek ne demek

  • Üstünü silkmek
  • Ani bir hareketle, korkuyla vücudu sarsılmak, silkelenmek.
  • Bir şeyi üstünden atmak, ondan kurtulmak.

"Silkinmek" ile ilgili cümleler

  • "Kadın birden silkinerek gözlerini açıyor, hemen baş ucunda Seyfi'yi görünce şaşırıyor." - E. M. Karakurt

Yerel Türkçe anlamı:

Silkelenmek, üstündekileri dökmek.

Titremek, silkinmek

Silkinmek anlamı, kısaca tanımı:

Silkinip sıyrılmak : Kendine gelip kurtulmak.

Silkinme : Silkinmek işi.

Silki : Uykuda sıçrama.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha.

Silkmek : Ani bir hareketle sarsmak. Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak.

Hareket : Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Davranış, tutum. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Devinim. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Deprem. Yola çıkma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi.

 

Korku : Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu. Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü.

Sarsılmak : Sarsma işine konu olmak. Beklenmedik bir olaydan çok etkilenmek. Güçsüz durumda kalmak.

Silkelenmek : Elenmek. Silkeleme işine konu olmak. Ani bir hareket yaparak vücudu sarsılmak, silkinmek.

Atmak : Terk etmek. Götürmek. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Uzatmak. Değerini eksiltmek. Yırtılmak. Koymak. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Geri bırakmak, ertelemek. Bilmeden, kestirerek söylemek. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Çatlamak. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Göndermek, yollamak. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. İçki içmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Rastgele bir kenara koymak. Sille, tokat vurmak. Söylemek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Yapışık olduğu yerden ayrılmak.

 

Diğer dillerde Silkinmek anlamı nedir?

İngilizce'de Silkinmek ne demek? : v. fling out, shake oneself, lurch

Fransızca'da Silkinmek : se secouer

Almanca'da Silkinmek : sich schütteln

Rusça'da Silkinmek : v. встряхиваться, встрепенуться, избавляться, встряхнуться, избавиться