Throw outs türkçesi Throw outs nedir

Throw outs ingilizcede ne demek, Throw outs nerede nasıl kullanılır?

Throw : Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Dikey atım. Şal. Örtü. Yere atmak (güreşçi veya at). Atmak. Atma. Atış. Yer tabakasındaki çatlak. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak.

Outs : Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Son aşamada dahil edilmeyen kısımlar (kaydın son versiyonundan çıkarılmış bölümler) (müzik, film ve televizyon terimi). Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Kırpıntı (film). Genellikle hata nedeniyle kayıttan çıkarılan bölümler.

Throw a banquet : Ziyafet vermek.

Throw a fight : Maçı satmak. Maçı bilerek kaybetmek.

Throw a firebomb : Bir patlayıcı madde fırlatmak. Molotof kokteyli fırlatmak. Yangın bombası fırlatmak.

Throw a fit : Aşırı sinirlenmek. Kriz geçirmek. Çileden çıkmak. Tepesi atmak. Çok öfkelenmek. Öfkelenmek. Canı sıkılmak. Nöbeti tutmak. Çılgına dönmek. Sinirlenmek.

İngilizce Throw outs Türkçe anlamı, Throw outs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throw outs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cashier : Kasiyer. Kasa. Atmak. Kasadar. Vezneye giren ve çıkan paraların sayışımını, yazılımını yapan ve bunların sonucundan sorumlu tutulan kişi. Veznedar. Vezneci (bankada). (özellikle ordudan) ihraç etmek.

Affirm : Söz vermek. Beyan etmek. İddia etmek. Olumlamak. Doğrulamak. Tasdik etmek. Bildirmek. Onaylamak. İleri sürmek.

Apprising : Haberdar etmek. Bildirmek. Bilgi vermek. Haber vermek.

Give the push : Yol vermek. Pabucunu eline vermek. Kapıyı göstermek. Defetmek. Sepetlemek.

Apprized : Bildirmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Bilgi vermek. Değerini yükseltmek. Değer biçmek. Haberdar etmek. Haber vermek. Değer vermek. Fiyat saptamak.

Controverts : Çürütmek. Karşı gelmek. Yalanlamak. Tartışmak. İtiraz etmek.

Turf out : Atmak. Sepetlemek.

Evacuates : Almak (insanları bir yerden). Havasını almak. Götürmek. Vücuttan dışarı atmak. Boşaltmak (bağırsakları). Boşaltmak. Tahliye yapmak. Bir felaket yüzünden bir yerden ayırıl mak. Tahliye etmek.

Blanks : Boş olanlar. Silmek. Boşluklar. Sayıyı önlemek (spor terimi).

Outed : Dışarı çıkarmak. Nakavt etmek.

Throw outs synonyms : fling, abstract, propounds, abnegate, contravened, boot out, bares, evacuate, controverting, contravening, bring forward, throw out, ejaculates, banishing, out, eject, turn somebody out of doors, apprised, cast offs, brush off, brought out, fling out, blanked, propound, fling away, abnegated, axe, alleges, declare off, hurl, bruit about, bared, blanker.