Outs türkçesi Outs nedir

  • Kırpıntı (film).
  • Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler.
  • Son aşamada dahil edilmeyen kısımlar (kaydın son versiyonundan çıkarılmış bölümler) (müzik, film ve televizyon terimi).
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Genellikle hata nedeniyle kayıttan çıkarılan bölümler.
  • Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları.

Outs ile ilgili cümleler

English: "Good morning. The snow is piled up outside." "Really!?"
Turkish: "Günaydın. Dışarıda kar yığılı." "Gerçekten mi!?"

English: "Can I take photographs here?" "Only outside."
Turkish: "Burada fotoğraf çekebilir miyim?" "Sadece dışarıda."

English: "How is the weather?" — "It's cold outside." — "Yes, and it's starting to rain."
Turkish: "Hava nasıl?" "Dışarısı soğuk." "Evet, yağmur da yağmaya başlıyor."

English: A bunch of people were standing outside waiting.
Turkish: Bir grup insan dışarıda bekleyip duruyordu.

English: A guard is outside.
Turkish: Dışarıda bir gardiyan var.

Outs ingilizcede ne demek, Outs nerede nasıl kullanılır?

All the ins and outs of : Tüm ayrıntılar (bir konunun veya işin). Her taraf. Girdisi çıktısı. Her tarafı (bir yerin). Her yer. Her yeri (bir yerin).

Ins and outs : Girdisi çıktısı. Ayrıntılar. Bütün ayrıntıları.

 

On the outs : Araları limoni. Araları şekerrenk.

Page outs : Giden sayfa.

The outs : Muhalifler. Muhalefet. Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler.

Outscoring : Fark atmak. Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak. Büyük fark atmak. Daha çok puan kazanmak.

Outscores : Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak. Büyük fark atmak. Daha çok puan kazanmak. Fark atmak.

Outset : İçeri. Dışa doğru. Başlangıç. Baş.

Outselling : Daha fazla satmak. Daha çok satmak. Fazla satma. Daha çok kar etmek.

Outscored : Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak. Büyük fark atmak. Daha çok puan kazanmak.

İngilizce Outs Türkçe anlamı, Outs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grit : Mide taşları. Yiğitlik. Çakıl. Kum. Kanatlıların kaslı midesindeki yemleri öğütme işlemini artırmak amacıyla kullanılan, hayat için koşul olmamakla beraber sindirimi düzenleyen, tuz asidinde çözünmeyen granit, kuvars, çakmak taşı gibi taş parçacıklarından oluşan, isteğe bağlı alınabilen taşlar, grit. Kum tanesi. Metanet. Cesaret. Dayanıklılık.

Trims : Azarlamak. Uçlarından almak (saç). Karıştırmak (ateş). Yenmek. Ayarlamak. Süslemek. Kırpma. Düzeltmek.

Down : Çökmek. Boyunca. Bozuk. Düşürmek. İndirmek. Yere yıkmak. Beri. Aşağı. Aşağısına doğru.

Gumption : Sağduyu ve beceriklilik. Aklı selim. Cesaret. Pratiklik. Beceriklilik. Girişkenlik. Yüreklilik. Sağduyu.

Backbone : Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Özül. Temel. Metanet. Karakter gücü. Belkemiği. Esas. Karakter kuvveti. Sağlam karakter. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun.

 

Sand : Ç.kum saatiyle ölçülen zaman. Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi. Kum yapmak. Kum serpmek. Kumsal. Kumlamak. Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri. Kum. Ç.kumsal. Kumlu çimerlik.

Moxie : Kararlı. Israrcı. Azimli.

Fortitude : Sebat. Tahammül. Sabır. Cesaret. Yüreklilik. Metanet. Dayanıklılık. Salabet.

Cuts : Makasla kesmek. Eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hadım etmek. Kesmek. Kesişmek. Kırmak. Geçerli vuruşlar. Yol açmak.

Outs synonyms : waste film, out takes clips.

Outs zıt anlamlı kelimeler, Outs kelime anlamı

Safe : Emniyetli. Güvenilir. Kasa. Emin ellerde. Tehlikesiz. Emin. Güvenlikte. Sağlam. İhtiyatlı. Atlatmış.

Possible : Muhtemel. Olanaklı. Olabilir. Akla uygun. Olası. Akla yatkın. İmkan dahilinde. Olurlu. Makul. Olur.