The outs türkçesi The outs nedir
- Muhalefet.
- Muhalifler.
- Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler.
The outs ile ilgili cümleler
English: Ali lives in a three-bedroom house on the outskirts of Boston.
Turkish: Ali Boston'un varoşlarında üç yatak odalı bir evde yaşıyor.
English: Ali lives in a small town on the outskirts of Boston.
Turkish: Ali Boston'un varoşlarında küçük bir kasabada çalışıyor.
English: My house is on the outskirts of town.
Turkish: Benim evim kentin dış mahallelerinde.
English: I live on the outskirts of Tokyo.
Turkish: Tokyo varoşlarında yaşıyorum.
English: I live on the outskirts of Boston.
Turkish: Boston'un varoşlarında yaşıyorum.
The outs ingilizcede ne demek, The outs nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Outs : Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Kırpıntı (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler. Son aşamada dahil edilmeyen kısımlar (kaydın son versiyonundan çıkarılmış bölümler) (müzik, film ve televizyon terimi). Genellikle hata nedeniyle kayıttan çıkarılan bölümler.
At the outset : Önce. Başlangıcında. Başta. Öncelikle. Başlangıçta. İlk olarak. İlk önce. En başında. Başlarken. Öncelikli olarak.
At the outside : Olsa olsa. En çok. Azami. Maksimum. Taş çatlasa. Taş çatlasın. En fazla.
From the outset : Başlangıçtan beri. En başından beri. Başından beri. Baştan beri.
From the outside : Dışarıdan.
On the outs : Araları limoni. Araları şekerrenk.
İngilizce The outs Türkçe anlamı, The outs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The outs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
The bad guys : Geleneksel değerlere karşı olan insanlar. Kötü adamlar. Kötü tarafta olan kimseler. Kötü çocuklar. Antagonistler.
Contrariety : Uyuşmazlık. Aksilik. Zıtlık. Terslik. Karşıtlık. Aykırılık. Tezat.
Dissidence : Karşı koyma. Fikir ayrılığı. Görüş ayrılığı. Anlaşmazlık. İhtilaf.
Disaffection : Asilik. Antipati. Hoşnutsuzluk. Soğuma. Hükümet düşmanlığı. İtaatsizlik. Hükümete muhalefet.
Opposition : Hukuk, fizik, eskrim, ekonomi alanlarında kullanılır. Yaslama. Aykırılık. Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme. iki gezegenin güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri. Rekabet. Karşı koyma. Karşıtlık. Ayrışçılık. Direnme. Karşıtgörüşlülük.
Contravention : Karşı gelme. Kanunu ihlal etme. Çiğneme. Kanuna aykırı hareket etme. İhlal.
Opponents : Düşman. Aleyhtar. Karşı taraftakiler. Aleyhtarlar. Rakipler. Rakip. Düşmanlar. Muhalif. Karşı taraf.
Dissension : Nifak. Çekişme. Geçimsizlik. Bozuşma. İhtilaf. Anlaşmazlık. Uyuşmazlık. Niza. Fitne.
Adverseness : Karşıt olma. Husumet. Zıtlık. Karşıtlık. Düşmanlık. Olumsuzluk. Terslik.
Defiances : İsyankarlık. Karşı koyma. Başkaldırma. Nispet. Saygısızlık. Meydan okuma. Karşı çıkma. Gözdağı.
The outs synonyms : defiance, hostility, discrepancy, opponency, the parties to the conflict, contrarieties, dissensions, adverse, disaffections.

Bu kısımda The outs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The outs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The outs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The outs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.