Opposition türkçesi Opposition nedir
- Zıtlık.
- Direnme.
- Muhalefet.
- Karşıtgörüşlülük.
- Yaslama.
- Ayrışçılık.
- Karşıtlık.
- İtiraz.
- Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.
- Karşı koyma.
- Hukuk, fizik, eskrim, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Karşısav.
- Rekabet.
- Engelleme bildirisi.
- Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme. iki gezegenin güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri.
- Adı ve çeşidi belirtilen bir belgite ilişkin bölüntülü ödemeleri ve kaybolan bir belgitin alış veriş işlemini engellemek ve bunlar üzerindeki hakların korunulmasını sağlamak amacıyla gerekli yerlere yapılan bildiri.
- Karşı çıkma.
- Düşmanlık.
- Mücadele.
- Bir çatma doğrultusunda ya da bir çelgiden hemen sonra boşaltmaya düşmeden, karşı savut namlusuna aralıksız dayanarak (yumuşakça karşı koyarak) geliştirilen saldırı.
- Aykırılık.
- Başkaldırma.
- Karşıtçılık.
Opposition ile ilgili cümleler
English: If the opposition were to win, it would not entail a radical departure from current policies.
Turkish: Muhalefet kazanmış olsaydı,Mevcut politikalardan keskin bir çıkış gerektirmezdi.
English: The opposition party put forward a bill to reduce income tax.
Turkish: Muhalefet partisi gelir vergisini düşürmek için bir yasa tasarısı sundu.
English: The opposition party is still harping on the scandal.
Turkish: Muhalefet partisi hâlâ ısrarla skandal üzerinde duruyor.
English: The opposition accused the prime minister of negligence.
Turkish: Muhalefet başbakanı ihmalkarlıkla suçladı.
English: The opposition was divided.
Turkish: Muhalefet bölündü.
Opposition ingilizcede ne demek, Opposition nerede nasıl kullanılır?
Opposition factions : Hükümete ait olmayan gruplar. Karşıt olan gruplar.
Opposition leader : İktidarda olmayan siyasi partilerin liderleri. Muhalefet lideri.
Opposition party : Hükümet eylemlerine karşı çıkan parti. Muhalefet partisi. İktidar partisine karşı gelen siyasi parti.
In opposition to : -e karşı olarak. -in aksine. Aksine.
Antipodal opposition : Taban tabana zıtlık.
Be in opposition : Aleyhte olmak.
Oppositionist : Karşı çıkan kimse. Muhalefet üyesi. Reddeden kimse. Karşı gelen kimse. Muhalif. Göğüs geren kimse.
In opposition : Karşı. Muhalif. Savunma halinde. Muhalefette. Direnmede. Karşısında. Savunmada. Tersine. Aleyhte. Karşıt evreli.
Oppositional : Muhalefet. Muhalif. Karşı olan.
Vigorous opposition : Anlaşmaya varılamayacak büyük karşı çıkış. Güçlü bir şekilde katılmama. Etkin muhalefet. Kuvvetli bir şekilde karşı çıkma. Kuvvetli muhalefet.
İngilizce Opposition Türkçe anlamı, Opposition eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Opposition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Enmity : Kin. Hasımlık. Nefret. Adavet. Husumet. Yağılık.
Competition : Yarışım. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci. Konkur. Müsabaka. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sınama. Atletizmin kapsamına giren tüm spor dallarında birinciliği elde etmek için yapılan yarışma. Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma. Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad.
But : Oysa. Fakat. Da. Yalnızca. Hariç. -den başka. Ancak. Ki. Başka. Meğerse.
Revolt : Dehşete düşmek. İğrendirmek. Nefret ettirmek. Başkaldırı. İsyan çıkarmak. Ayaklanmak. İsyan etmek. Tiksinmek. İğrenmek.
Lockout : İşbıraktırma. İşverenin işçileri tümüyle işten çıkarması. işçileri yola getirmek için işverenin fabrikasını kapaması. Kilitlenmiş. Grevin işveren yönünden karşılığı. Kilitle. Kilitlenme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kilitleme. İlgili yasalar çerçevesinde işverenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı. Toplu işten çıkarma.
Reaction : Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçgüdü, itki ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan edim. Mukabele. Tepme. Tepki, tepkime, herhangi bir olaya karşı tepki, cevap. Üşerlerin, özdecik ya da öğeciklerin etkileşimleri sonucu başka üşer, özdecik ya da öğecikler oluşması. Bir ya da daha çok yükün, atom ya da molekülün başka yükün atom ve moleküllere dönüşmesi olayı. Gericilik. Genellikle bir dış uyaranın etkisine karşı canlı örgenliğin yaptığı yalınç davranış. toplumsal ilişkilerde özellikle değişmelere karşı çıkan ve kurulu düzeni sürdürmeği ya da yeniden kurmayı amaçlayan tutum ve eylemler. Alerji.
Demurs : Kabul etmemek. Tereddüt. İtiraz etmek. Karşı koymak. Zorluk çıkarmak. Etmek. Duraksama. Tereddüt etmek. Karşı çıkmak.
Dissidence : Anlaşmazlık. Görüş ayrılığı. İhtilaf. Fikir ayrılığı.
Rivalry : Rakiplik. Yarışma. Tüketimde yarış. Rakip olma. Rezm. Çekişme. Özel malların bir özelliği olup, tüketicilerin bir mal veya hizmetten yararlanmasının diğerlerinin kullanacakları mal veya hizmet tüketim miktarını azaltması.
Despites : Olduğu halde. -e rağmen. Rağmen. Garaz. Garez. -e karşın. Nefret. Kin.
Opposition synonyms : ungradable opposition, tertium quid, gradable opposition, mutual opposition, direct contrast, anti takeover defense, bad blood, hatred, demur, disaffections, crusade, rebellion, adverseness, discongruity, defiance, hostility, sign, campaigns, discrepancy, deprecations, oppositeness, contradiction, feuded, protestations, insurrection, contest, protestation, contention, feuds, demurral, antitheses, cavil, anomalies.
Opposition zıt anlamlı kelimeler, Opposition kelime anlamı
Agonist : Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi). Aynı yönde etki yapan. Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi). Agonist.
Opposition ingilizce tanımı, definition of Opposition
Opposition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of opposing. Resistance. An attempt to check, restrain, or defeat.

Bu kısımda Opposition kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Opposition ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Opposition anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Opposition ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.