Lockout türkçesi Lockout nedir

  • Kilitleme.
  • İş kapatımı.
  • Grevin işveren yönünden karşılığı.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Kilitlenme.
  • İşbıraktırma.
  • Kilitlenmiş.
  • Kilitle.
  • Lokavt.
  • İşverenin işçileri tümüyle işten çıkarması. işçileri yola getirmek için işverenin fabrikasını kapaması.
  • İlgili yasalar çerçevesinde işverenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı.
  • Toplu işten çıkarma.

Lockout ingilizcede ne demek, Lockout nerede nasıl kullanılır?

Illegal lockout : Yasal iş bıraktırmada aranan koşullar gerçekleşmeden yapılan iş bıraktırma. Yasadışı işbıraktırma.

Intruder lockout : Davetsiz dışarda.

Keyboard lockout : Klavyeyi kilitleme.

Legal lockout : Toplu iş sözleşmesi sırasında uyuşmazlık çıkması ve işçi sendikası tarafından iş bırakma kararı alınması durumunda yasa hükümlerine uygun olarak yapılan iş bıraktırma. Yasal iş bıraktırma.

Lockouts : Lokavt. Toplu işten çıkarma.

Lock away : Kilitleyip saklamak. Saklamak. Gizli tutmak. Kilitleyip kaldırmak.

Blockout : Bir objenin bir bölümünü veya tamamını kapatan ve bir etki veya reaksiyonu engelleyen koruyucu kaplama (boya kaplamasının suyun geçişini engellemesi gibi). Kaplama. Radyo iletişiminin kesilmesi.

Lock field : Alan kilitle.

Lock cell : Hücreyi kilitle.

 

Lock and key model : Anahtar ve kilit modeli. Bir enzim üzerindeki etkin merkezin substratın üç boyutlu yapısına tam olarak uyduğunu ileri süren teori.

İngilizce Lockout Türkçe anlamı, Lockout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lockout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Being locked : Kilitli kalma. Kilitlenmiş olma. Kilitli olma.

Latching : Kapatma. Bağlama. Mandal. Mandallama.

Interlock : Birbirine bağlamak. Birbirine bağlama. Kenetlenmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Birbirine kenetlemek. Kenetlemek. Kilitlemek. Birbirine kenetlenmek. Birbirine bağlanmak.

Lock : Kanal havuzuna sokmak. Bağlamak (para). Yapağı buklesi. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağlamak. Takılmak. Birbirine geçmek. Birbirine geçirmek. Hareketli arna seddi. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği.

Stalemating : Pata etmek. Açmaz. Köşeye sıkıştırmak. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Beraberlik. Çıkmaz. Yenişememe. İkilem. Çıkmaza sokmak.

Resistance : Kuvvete ya da dış koşullara karşı koyma. bir iletkenin elektrik akımının geçirilmesine karşı koyması. Direniş. Patojen mikroorganizma veya suşunun, kemoterapötik ilacın kullanıldığı doz aralığında serumda meydana getirdiği konsantrasyon düzeyinde, ilaç tarafından etkilenmemesi durumu. Tahammül. Karşı çıkma. Dayanma gücü. Karşı gelme. Karşı koyma. Dayanma. Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun mukavemeti.

 

Lock on : Üstüne düşmek. Radarla takip etmek. Hedefe kilitlenmek. Takılmak.

Lockon : Hedefe kilitlenme.

Stalemates : Çıkmaza sokmak. Köşeye sıkıştırmak. Çıkmaz. İkilem. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Pata etmek. Yenişememe. Açmaz. Beraberlik.

Stalemate : Yenişememe. Köşeye sıkıştırmak. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Açmaz. Çözümsüzlük durumu. Çıkmaz. İkilem. Çıkmaza sokmak. Beraberlik.

Lockout synonyms : locking, lock anchor, under lock and key, interlocking, crimping, shutouts, keying, locked, lockouts, shutout, opposition.

Lockout ingilizce tanımı, definition of Lockout

Lockout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The closing of a factory or workshop by an employer, usually in order to bring the workmen to satisfactory terms by a suspension of wages.