Being locked türkçesi Being locked nedir

  • Kilitli kalma.
  • Kilitli olma.
  • Kilitlenme.
  • Kilitlenmiş olma.

Being locked ingilizcede ne demek, Being locked nerede nasıl kullanılır?

Being : Mahluk. Varoluş. İnsan. Mevcudiyet. Yapı. Tanrı. Yaşam. Olma. Oluş.

Locked : Birbirine geçmiş. Kilitli. Kenetlenmiş. Kilitlenmiş. Sıkışmış.

Being a native born israeli : İsrail yerlisi olma. Anayurdu israil olma. İsrail'de doğmuş ve büyümüş olma.

Being a shareholder : Hissedarlık.

Being abandoned : Bırakılmış olma. Terk edilmiş olma. Ortada bırakılmış olma. Reddedilmiş olma.

Being absorbed : Emilmiş olma. İçine çekilmiş olma. Absorbe edilmiş olma. Soğurulmuş olma. Asimile dilmiş olma.

İngilizce Being locked Türkçe anlamı, Being locked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Being locked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lock on : Üstüne düşmek. Hedefe kilitlenmek. Radarla takip etmek. Takılmak.

Stalemates : Beraberlik. Köşeye sıkıştırmak. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Çıkmaz. İkilem. Pata etmek. Açmaz. Çıkmaza sokmak. Yenişememe.

Stalemating : Pata etmek. İkilem. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Çıkmaz. Beraberlik. Köşeye sıkıştırmak. Yenişememe. Açmaz. Çıkmaza sokmak.

Lockout : Kilitlenmiş. İş kapatımı. Kilitleme. İşbıraktırma. İlgili yasalar çerçevesinde işverenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Toplu işten çıkarma. Lokavt. Kilitle.

 

Interlocking : Sinyal bağlı. Kesişen. Bağlamak. Anklaşman. Bağlantı kilitleme kontrolörü. Ara kilitleme. Kilitlemek. Kenetlemek. Birbirine kenetli.

Stalemate : İkilem. Çıkmaza sokmak. Çözümsüzlük durumu. Köşeye sıkıştırmak. Çıkmaz. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Pata etmek. Açmaz. Beraberlik.