Interlocking türkçesi Interlocking nedir

Interlocking ingilizcede ne demek, Interlocking nerede nasıl kullanılır?

Clutch interlocking : Debriyaj kilitlenmesi.

Interlock system : Kilitleme sistemi. Özellikle sesle görüntünün aynı anda ayrı aygıtlarla saptanmasında eşlemenin sağlanması için, birden çok motorun aynı hızla eşlemeli olarak dönüşünü sağlayan elektrik düzeni. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Reaktör güvenliğini etkileyen bazı manevraların çalışmasını engelleyen koruma sistemi. Bağlama düzeni.

Missile firing interlock : Roket ateşleme bağlantısı.

Interlock : Kilitlemek. Bağlamak. Bağlantı. Kenetlenmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. İç içe geçmek. Birbirine bağlama. Kilitleme. Birbirine kenetlemek. Birbirine bağlamak.

Interlocked : Birbirine geçmiş. Tek halde. Senkronize bir şekilde bir araya getirilmiş. Örülmüş.

Interlocks : İç içe geçmek. Birbirine bağlanmak. Birbirine kenetlemek. Bağlamak. Birbirine kenetlenmek. Birbirine bağlamak. Birbirine bağlama. Kenetlemek. Kilitlemek. Bağlantı.

Interlocutrice : Kadın konuşmacı. Bir konuşmanın bayan katılımcısı. Bayan konuşmacı.

 

Interlocutors : Muhatap. Konuşulan kişi. Geçici karar. Mükaleme. Başkası ile konuşan. Ara karar.

Interlocution : Diyalog. Konuşma.

Interlocutory injunction : İhtiyati tedbir emri. İhtiyati tedbir kararı. Geçici önlem. Mahkemenin aldığı ihtiyati tedbir kararı.

İngilizce Interlocking Türkçe anlamı, Interlocking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interlocking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hasp : Çengelli iğne. Asma kilit. Kenet. Asma kilit köprüsü. Makara. Kopçalamak. Tutturmak. Toka. Çile.

Lockout : Kilitlenmiş. İş kapatımı. Lokavt. İşverenin işçileri tümüyle işten çıkarması. işçileri yola getirmek için işverenin fabrikasını kapaması. Toplu işten çıkarma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşbıraktırma. Kilitleme. Kilitle.

Accessing : Erişim.

Interlocks : Birbirine bağlamak. Birbirine bağlama. İç içe geçmek. Bağlantı. Birbirine kenetlemek. Kenetlenmek. Birbirine kenetlenmek.

Lock on : Üstüne düşmek. Hedefe kilitlenmek. Radarla takip etmek. Takılmak.

Attaching : İzafe. El koymak. Yüklenmek. Bağlanmak. Eklemek. Bie e-posta mesajına eklenti ekleme. Takmak. Tutturmak. Haczetmek.

Cramping : Krampa neden olmak. Tutmak. Engellemek. Kısıtlamak. Kramp. Mengene ile sıkıştırmak.

Astricted : Sınırlamak. Kısıtlamak. Tutturmak.

Contact : Temasa geçmek. İletişime geçmek. İki ayrı kültürel çevreye ilişkin halkbilim ürün ve olaylarının canlı ya da cansız taşıyıcılar yardımıyla karşı karşıya gelmeleri, bk. değini kuramı. Bağlantı kurulan kimse. Değme. Bağ. Konuşmak. Dokunmak. Bağlantı kurmak. Bir ya da birçok elektrik çevrimini bütünlemek için düzenlenmiş özel ulama yeri.

 

Engagement : Mülakat. Katılım. Birbirine geçme. Yükümlülük. Taahhüt. Görev. Sorumluluk. Söz. Uğraş.

Interlocking synonyms : interlinking, stalemating, affiliates, concurrent, closes, hasping, assign, complex, attaches, affiliating, key on, bolt out, stalemate, affix, mesh, clamped, accessed, attach, arrange, impinging, key, meshing, being locked, stalemates, interwoven, intersecting, cross, fence in, assigns, hasped, clamp, fastens, crossest.

Interlocking zıt anlamlı kelimeler, Interlocking kelime anlamı

Simple : Basit. Geri zekalı. Sıradan. Kocakarı ilacı. Kolayca aldatılabilen. Sade. İçinde kötülük olmayan. Toy. Kolay anlaşılır. Yapması kolay.