Cajole türkçesi Cajole nedir
- Tatlı sözlerle kandırmak.
- Razı etmek.
- Güzel sözle aldatmak.
- İkna etmek.
- Yatıştırmak.
- Tavlamak.
- Tatlı sözle kandırmak.
- Kandırmak.
- Aldatmak.
Cajole ingilizcede ne demek, Cajole nerede nasıl kullanılır?
Cajole into : Kandırmak. Güzellikle (olumlu yaklaşımla) bir şeyleri yapmaya ikna etmek.
Cajole out of : Kandırmak.
Cajoled : İkna etmek. Tatlı sözlerle kandırmak. Aldatmak. Güzel sözle aldatmak. Kandırmak. Razı etmek. Tatlı sözle kandırmak. Tavlamak. Yatıştırmak.
Cajolement : Ayartma. Cazibe. Yaltaklanarak ikna etme. Tatlı sözlerle kandırma. Baştan çıkarma.
Cajolements : Yaltaklanarak ikna etme. Ayartma. Baştan çıkarma. Tatlı sözlerle kandırma. Cazibe.
Cajoler : Ayartan kimse. Yağcı. Baştan çıkaran. Dalkavuk. Kandırıcı kimse.
Cajoleries : Tatlı sözle kandırma. Kandırma.
Cajoling : Kandırmak. Yatıştırmak. Tatlı sözlerle kandırmak. Tavlamak. Güzel sözle aldatmak. Razı etmek. Aldatmak. İkna etmek. Tatlı sözle kandırmak.
Cajolers : Ayartan kimse. Yağcı. Dalkavuk. Baştan çıkaran.
Acajou : Akaju.
İngilizce Cajole Türkçe anlamı, Cajole eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cajole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Arguing : Belli etmek. Savunmak. Tartışma. İspatı olmak. İtiraz etmek. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Görüşmek.
Coax : Gönlünü yapmak. Tatlılıkla ikna etmek. Gönlünü etmek. Tatlılıkla elde etmek. Dil dökerek elde etmek. Koparmak.
Alleviates : Kısmen gidermek. Teskin etmek. Hafifletmek. Dindirmek. Azaltmak. Bastırmak. Azalmak. Yüreğine su serpmek. İçine su serpmek.
Appeases : Gidermek (açlık). Gidermek. Azaltmak. Bastırmak. Gönlünü almak. Sakinleştirmek. Tatmin etmek. Doyurmak. Hafifletmek.
Argued : Göstergesi olmak. İddia etmek. Karşı gelmek. Münakaşa etmek. Tartışmak. Görüşmek. Savunmak. Belli etmek.
Allay : Azaltmak. Dindirmek.
Bait : Cezbetme. Kışkırtmak. Taciz etmek. Eziyet etmek. Kasten kızdırmak. İstek uyandıran şey. Yapay olta yemi. Cezbeden şey. Rahatsız etmek. Kandırma.
Beguiles : Eğlendirmek. Ayartmak. Hoşça geçirmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Aklını çelmek. Çekmek. Saptırmak. Büyülemek. Cezbetmek.
Convinces : Kafalamak. İnandırmak.
Assures : Temin etmek. Sigorta etmek. Sağlama almak. Güvenceye almak. İnandırmaya çalışmak. Söz vermek. Güvence altına almak. Sağlama bağlamak. Güven vermek.
Cajole synonyms : cajoled, blear the eyes, cajoling, browbeat, inveigle, neal, blarney, bring around, swagger, abated, bring oneself to, befooled, cheat, assuaged, appeasing, chat up, beguile, coaxed, bamboozle, anneal, appease, heat treat, persuade, betrays, assuage, wheedles, attemper, abate, brought, assuring, bilking, convince, argue somebody into something.
Cajole zıt anlamlı kelimeler, Cajole kelime anlamı
Dissuade : Vazgeçirmek. Fikrini çelmek. Aklını çelmek. Caydırmak. Vazgeçirtmek. Çelmek. Cesaret kırmak. Kandırmak.
Cajole ingilizce tanımı, definition of Cajole
Cajole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To wheedle. To deceive with flattery or fair words.

Bu kısımda Cajole kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cajole ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cajole anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cajole ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.