Convinces türkçesi Convinces nedir

Convinces ile ilgili cümleler

English: Franklin convinces France to help Americans.
Turkish: Franklin Amerikalılara yardım etmesi için Fransa'yı ikna ediyor.

Convinces ingilizcede ne demek, Convinces nerede nasıl kullanılır?

Convince somebody of something : İkna etmek.

Try to convince : İkna etmeye çalışmak.

Convince : Kafalamak. İnandırmak. Razı etmek. Kandırmak. İkna etmek.

Convinced : İnandırılan. Kani. Kani olmuş. İnanmış. Emin. İnandırılmış. İkna olmuş. İkna edilmiş.

Convincer : Razı eden kimse. İnandıran kimse. İkna eden kimse.

Convincing proof : İkna edici delil. Kanıt. İkna edici kanıt.

Was finally convinced : Sonunda ikna edildi. Sonunda ikna oldu. Sonunda fikrini değiştirdi.

Convincingly : İnandırıcı bir şekilde. İnandırarak. İkna edici bir şekilde.

Be convinced : Kanaat getirmek. Kandırılmak. Kani olmak. İkna edilmek. İkna olmak.

Unconvinced : İnanmamış. İkna olmamış. Emin olmayan. Şüphe eden.

İngilizce Convinces Türkçe anlamı, Convinces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convinces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Con : Aldatmak. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Dikkatle okumak. İncelemek. Dolandırmak. Dümen kullanmak. Sahtekarlık yapmak. Yutturmak. Aleyhte.

 

Argued : İddia etmek. Tartışmak. Münakaşa etmek. Belli etmek. Karşı gelmek. Görüşmek. İtiraz etmek. İspatı olmak. Göstergesi olmak.

Sell : Dolap. Sattırmak. Aldatmak. Beğendirmek. Oyun. Yutturmak. Beğenilmek. Satılmak.

Bring home : Anlamasını sağlamak. Görmesini sağlamak. Aklını başına getirmek.

Assures : Garanti etmek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Güvence altına almak. Sağlama bağlamak. Güvenceye almak. İnandırmaya çalışmak. Sigorta etmek. Sigortalamak. Sağlama almak.

Persuades : Söz anlatmak. Aklını çelmek. Laf anlatmak.

Satisfies : Tamamlamak. Ödemek. Uymak. Memnun etmek. Yerine getirmek. Tatmin etmek. Hoşnut etmek. Karşılamak.

Befools : Aldatmak. Aptal yerine koymak. İşletmek.

Persuade : Söz anlatmak. Laf anlatmak. Aklını çelmek.

Bring around : Düşüncesini değiştirtmek. İnancından döndürmek. Düşüncesinden caymasını sağlamak. Yaşama döndürmek. Ayıltmak. Tekrar hatırlatmak (kötü anı vb). Kendine getirmek. Hayata döndürmek.

Convinces synonyms : win over, prevailed, befooled, satisfy, brought, disarm, assuring, convert, beguile, cheated, bilk, bamboozles, befool, argue somebody into something, bring over, make believe, baited, befooling, beguiles, made believe, argue, convince, cheats, bring oneself to, bring round, persuaded, cajole, cheat, bring, brought over, prevail, bait, bamboozling.

Convinces zıt anlamlı kelimeler, Convinces kelime anlamı

Dissuade : Fikrini çelmek. Caydırmak. Aklını çelmek. Kandırmak. Vazgeçirtmek. Çelmek. Vazgeçirmek. Cesaret kırmak.

Unconvinced : Emin olmayan. İkna olmamış. İnanmamış. Şüphe eden.